DERS NOTLARI

TARİH – 1
TARİH BİLİMİNE GİRİŞ
A.TARİH BİLİMİ
TARİHİN TANIMI:
Geçmişte yaşamış olan insan topluluklarının her türlü faaliyetlerini (sosyal, ekonomik, siyasi, kültürel, dini) YER VE ZAMAN  bildirerek, SEBEP-SONUÇ ilişkisi içinde bilimsel metotlarla inceleyen ve anlatan sosyal bir bilim dalıdır.

TARİHİN KONUSU:
Geçmiş zamanda yaşayan insan topluluklarının her türlü faaliyetidir. Tarih geçmişte yaşayan insanların medeniyetlerini, bu medeniyetlerin gelişimini, toplumların sosyal, ekonomik, siyasi, kültürel ve dini faaliyetlerini konu alır.

Bir olayın Tarih sayılabilmesi için gereken şartlar:
1-Olayın üzerinden belli bir zaman geçmiş olmalıdır.
2-Olayın geçtiği yer belirtilmelidir.
3-Olayın geçtiği zaman bilinmelidir.

OLAY   : İnsanları ilgilendiren siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel ve dini alanlarda meydana gelen oluşumlardır.
OLGU   : Olayların sonuçlarına bağlı olarak ortaya çıkan uzun süreli gelişmelere denir.
Örnek   : Olay-Malazgirt savaşı  Olgu-Anadolu’nun Türkleşmesi
Olay-Talas Savaşı  Olgu-Türklerin Müslüman olması
Olay-Kavimler Göçü  Olgu-Feodalitenin yaygınlaşması

TARİH FELSEFESİ: Tarihi tecrübeleri günümüz meselelerinin çözümü için yeniden yorumlamaya Tarih
 Felsefesi denir. Bu aynı zamanda Tarihin amacını oluşturur.

TARİHİ OLAYLARIN ÖZELLİKLERİ:
1-Tarih geçmişte yaşanan olaylardır.
2-Belli bir coğrafi yerde ve belli bir zaman içerisinde meydana gelir.
3-Olaylar belgelere dayanır.
4-Tarihi olaylar tekrarlanamaz. (Tarih araştırmalarında deney ve gözlem kullanılamaz.)
5-Olaylar tek bir nedene bağlı olarak açıklanamaz. (Bir  olayın pek çok maddi ve manevi nedenleri vardır.)
6-Olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkisi tarihi olayların kesintisiz olarak devam etmesini sağlar.
7-Tarihi olayların belli bir kanun ve kuralı yoktur.
8-Tarihi olayların sonuçları bulunan yeni belgelerle değişebilir.

TARİH BİLİMİNİN YÖNTEMİ: Tarihi olaylar ancak belgelere dayalı olarak açıklanır. Belge bulabilmek içinde Tarihçiler belli bir yöntem ve teknik kullanırlar. Tarihi olayları araştıran bir tarihçi sırasıyla şu yöntemleri uygular.
   1)-KAYNAK ARAMA:Olayı doğru anlamaya yarayacak her türlü malzeme kaynaktır.
Kaynaklar kapsadıkları bilginin değerine göre;
a)Ana kaynak: Doğrudan doğruya tarihi olayı yaşayan, gören veya olayın yaşandığı zamanda bulunan yazarların yazılarıdır.
b)Birinci elden kaynak: Bilgilerini bir ana kaynağa dayandırarak veren kişi ve yazılara denir.
c)İkinci elden kaynak: Ana ve Birinci elden kaynaklardan yararlanılarak yazılan tarihi kitaplardır.
   Kaynaklar bilgi veren kaynağın ve malzemenin cinsine göre;
a)Sözlü – yazısız kaynaklar   :Yazıya geçirilmeden halk arasında söylenerek günümüze gelen destan, atasözü gibi sözlü eserler; arkeolojik kazı eserleri, heykel, mezar taşları, resimler gibi yazısız eserler bu gruba girer.
b)Yazılı kaynaklar   :Yazıya geçirilmiş her türlü kitabe, yıllık, kanunname, biyografi, hatıra arşiv belgesi, para, tuğra gibi belgelerdir. En güvenilir kaynaktır.
   Ayrıca günümüz teknolojisi ile elde edilen sesli plak, cd, vcd gibi kaynaklarda görüntülü  belge olarak kullanılmaktadır.
   2)- VERİLERİ TASNİF, TAHLİL VE TENKİT ETME
Tasnif: Tarihsel verilerin zamana, yere ve konuya göre bölümlere ayrılarak düzenlenmesine Tasnif denir.
Tahlil:Elde edilen verilerin kaynak ve bilgi yönünden yeterli olup olmadığının tespitine Tahlil etme denir.
Tenkit:Kaynakların kullanılmadan önce gerçek veya sahteliğinin incelenmesi, araştırılmasıdır.
   3)- SENTEZ (BİRLEŞTİRME)
   Kaynaklar sınıflandırma, çözümleme ve eleştiri aşamasından geçtikten sonra çalışmaları birleştirmek, bir araya getirmek ve sonuca gitmek işlemine Terkip, sentez yapma, birleştirme denir.

TARİHİN TASNİFİ (SINIFLANDIRILMASI)
Tarihi sınıflandırmamızın nedeni öğrenmeyi, öğretmeyi, araştırmayı kolaylaştırmaktır.
1)- Zamana Göre Sınıflandırma: Tarih, zamana göre yıl, dönem, yüzyıl, çağ gibi bölümlere ayrılarak sınıflandırılır. (Örnek: Ortaçağ tarihi,15.  yüzyıl tarihi gibi...)
2)- Mekana(Yere) Göre sınıflandırma: Olayın geçtiği yere göre sınıflandırma, belli bir coğrafi bölgenin tarihini incelemek ve araştırmak için yapılır. (Örnek:Türkiye Tarihi,Avrupa tarihi gibi...)
3)- Konuya Göre Sınıflandırma: Bu sınıflandırmada belli bir konu bütün tarih boyunca derinlemesine araştırılır.  (Örnek: Tıp Tarihi, Sanat tarihi, Kültür tarihi gibi...)


TARİHİN DİĞER BİLİMLERLE İLİŞKİSİ:

1-Coğrafya: Yer gösterilmeden tarihi olayları açıklamak mümkün değildir.

2-Arkeoloji: Yer üstü, yer altı ve su altında kalmış tarihi inceler.

3-Kronoloji: Takvim bilgisidir.

4-Etnografya: Toplumun örf, adet ve geleneklerini inceleyen bilim dalıdır.

5-Paleografya: Eski yazıların okunmasını sağlayan bilim dalıdır.

6-Epigrafya: Kitabeler bilgisidir.

7-Nümizmatik: Eski paraları inceler.

8-Filoloji: Dil bilimidir.

9-Antropoloji: Fiziki ve sosyal antropoloji olarak ikiye ayrılır. Fiziki antropoloji insan ırkları ile bu ırkların biyolojik yapılarını inceler. Sosyal antropoloji ise toplumların kültürlerini inceler.

10-Sosyoloji: İnsan topluluklarının yaşayışlarını, meydana getirdikleri kurumları ve bu kurumların toplumsal yaşama etkilerini inceler.

11-Kimya: Karbon 14 yöntemi ile tarihi eserlerin yaşını belirler.

12-Diplomatik: Belge bilimidir.

13-Heraldik: Armalar bilimidir.

14-Şecere: Soy kütüğü bilimidir.

15-Sigilografi: Mühür bilimidir.

16-Onomatoloji: Yer adlarını inceleyen bilimdir.

 

ZAMAN VE TAKVİM

Zamanı bölümlere ayırmaya takvim adı verilir.

Ay’ın Dünya çevresinde tam bir dolanım yapmasına Ay yılı denir. Ay yılı 354 gündür.

Dünya’nın Güneş’in çevresinde tam bir dolanım yapmasına Güneş yılı denir. Güneş yılı 365 gün, 5 saat, 48 dakika, 46 saniyedir.

İlk takvimi Sümerler bulmuşlardır.

 

TÜRKLERİN KULLANDIKLARI TAKVİMLER

 

1-12 HAYVANLI TÜRK TAKVİMİ:

Türklerin kullandıkları en eski takvimdir. Bu takvim 12 yıllık bir süreyi içerir ve her yıl, bir hayvan adı ile anılır. Bir yıl 365 gündür ve 12 aya ayrılır.

 

2-HİCRİ TAKVİM:

Türkler İslamiyet’i kabul ettikten sonra Hicri takvimi kullanmaya başladılar. Bu takvimde zaman ölçüsü Ay yılıdır. Bir yıl 354 gün olup Güneş yılı ile arasında 11 günlük fark vardır. Bu 11 günlük fark sebebiyle Ramazan ayı her yıl farklı bir zamanda yaşanır.

Ülkemizde 1 Ocak 1926’da yürürlükten kaldırılmıştır.

 

 

3-CELALİ TAKVİM:

Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah adına düzenlenmiştir. Güneş yılına dayanır. Melikşah’ın ölümünden sonra terkedilmiştir.

 

4-RUMİ TAKVİM:

Osmanlılar Hicri takvimi kullanıyorlardı. Ancak Güneş yılı ile Ay yılı arasındaki 11 yıllık fark devlet işlerinde karışıklığa sebep oluyordu. Bu sebeple 1739’da mali işlerde kullanılmak üzere Güneş yılına dayanan bir takvim yapıldı. Bu takvimde başlangıç yine Hicret’ti. Yılbaşı 1 Mart’tı. 1839’da bu takvimde yeni bir düzenleme yapıldı ve bu takvime Rumi takvim adı verildi. 1982’de tamamen kaldırıldı.

 

5-MİLADİ TAKVİM:

Diğer adı Gregoryen takvimidir. Günümüzde hemen hemen tüm dünyada kullanılmaktadır.

Milat doğum demektir. Doğumdan kasıt Hz.İsa’nın doğumudur. Ülkemizde 1 Ocak 1926’dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.

 

II. ÜNİTE

ESKİ ÇAĞLARDA TÜRKİYE VE ÇEVRESİ

 

Yazının henüz bilinmediği döneme tarih öncesi çağlar denir. Bu dönem Taş çağı, Kalkolitik çağ ve Tunç çağı olmak üzere üç bölüme ayrılır.

 

Taş çağı, üç bölümde incelenir:

1-Eski Taş

2-Orta Taş

3-Cilalı Taş

 

Eski Taş dönemine ait Türkiye’deki önemli merkezler Antalya çevresindeki Karain, Beldibi ve Belbaşı mağaralarıdır.

 

Karain mağarası Türkiye’nin bilinen en eski yerleşim yerlerinden biridir.

Orta Taş döneminin en önemli yerleşim merkezleri Antalya çevresindeki Beldibi, Göller bölgesindeki Baradiz, Samsun yakınlarındaki Tekkeköy, Ankara çevresindeki Macunçay’dır.

 

Cilalı Taş döneminin en önemli merkezleri ise Diyarbakır Çayönü, Gaziantep Sakçagözü ve Konya Çatalhöyük’tür.

Çatalhöyük ilk kent yerleşmesinin gerçekleştiği yer olarak kabul edilmektedir (M.Ö. 6800-5700).

Kalkolitik yani Taş Bakır Çağı’nın en önemli merkezleri Burdur Hacılar, Çanakkale Truva, Yozgat Alişar, Çorum Alacahöyük, Denizli Beycesultan ve Van Tilkitepe’dir.

Burdur Hacılar’da ele geçen kadın heykelcikleri bereketi simgeler.

Truva’da Ege bölgesinin en eski ev tipi olan megaronlar ortaya çıkarılmıştır. Megaronlar ortasında bir ocak bulunan genellikle dikdörtgen planlı bir oda ve küçük bir giriş bölümünden oluşmaktadır.

 

Tunç Çağı, Türkiye’de Asur kolonileri çağını kapsar. Bu dönemde Türkiye’de Asurlu tacirler tarafından getirilen çivi yazısı kullanılıyordu. Türkiye’de yazının bulunmasıyla ilk yazılı belgeler Kayseri yakınlarında Kültepe’de bulunmuştur. Çivi yazısı ile kil tabletlere yazılan bu belgeler ticari ve hukuki konularla ilgiliydi.

 

*Türkiye’de ilk siyasi birliği Hattiler kurmuştur.

 

*Anadolu’da ilk güçlü siyasi birlik Hititler tarafından kurulmuştur.

 

HİTİTLER

M.Ö. 2000 başlarında Kafkaslar üzerinden Türkiye’ye gelen Hititler Kızılırmak havzasına yerleşmişlerdir.

Hititler M.Ö. 1800 yıllarında Hattuşaş ( Boğazköy) merkez olmak üzere I.Hattuşili (Labarna) tarafından kurulmuşlardır.

Hitit tarihindeki en önemli olay Kadeş Savaşı’dır.

Hititler M.Ö. 1200 yıllarında batıdan gelen Ege göçleri sonucunda yıkıldı.

 

KADEŞ SAVAŞI

Tarih: M.Ö. 1296

Taraflar: Hititler X Mısırlılar

Sebep: İki ülkenin de Kuzey Suriye’yi istemeleri

Sonuç: İki taraf da gerekli başarıyı sağlayamayınca Kadeş Antlaşması ile savaş sona erdi.

Önemi: Savaş sonunda 1280’de imzalanan Kadeş Antlaşması tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmadır.

 

FRİGYALILAR

Frigler, M.Ö. 1200 yıllarında Boğazlar üzerinden Anadolu’ya gelen Balkan kökenli boylardan biridir. Frigya Devleti Gordios tarafından başkent Gordion olarak kurulmuştur.

Friglere, Kimmerler son verdiler.

 

LİDYALILAR

Batı Anadolu’da Gediz ile Menderes ırmakları arasındaki bölgeye ilk çağda Lidya adı verilirdi. Frigya Devleti’nin yıkılmasından sonra Giges tarafından kuruldu. Başkentleri Sardes şehridir. Lidyalılara, Persler son vermiştir.

 

İYONYALILAR

İlk çağda İzmir Körfezi’nden Güllük Körfezi’ne kadar uzanan Batı Anadolu kıyılarına İyonya adı verilirdi.

Milet, Efes, Foça ve İzmir önemli İyon şehirleridir.

İyonyalılar önce Lidyalıların, sonra Perslerin hakimiyeti altına girdiler.

 

URARTULAR:

M.Ö. 9. yüzyılda Van Gölü çevresinde kurulmuştur. Devletin kurucusu I. Sardu, başkenti Tuşpa (Van) ‘dır. Medler tarafından yıkıldılar.

 

 

M. Ö. 2. BİNDEN M. Ö. 6. YÜZYILA KADAR TÜRKİYE’DE KÜLTÜR VE UYGARLIK

DEVLET YÖNETİMİ

Hitit Devleti’nin başında büyük kral unvanını taşıyan bir kral bulunurdu. Kral, aynı zamanda baş komutan, baş rahip ve baş yargıçtı. İlk zamanlar kralın yetkileri Pankuş adı verilen bir meclis tarafından sınırlandırılmıştı. Asillerden oluşan Pankuş meclisi, kralı denetleme yetkisine sahip olup gerektiğinde kral ve kraliçeyi yargılar ve haklarında hüküm verebilirdi. Hititlerde kraldan sonra en yetkili kişi tavananna denilen kraliçeydi.

Frigyalılar, Lidyalılar ve Urartular krallıkla yönetilmekteydi. İyon kent devletleri ise önce krallar sonra soylulardan meydana gelen oligarşik bir meclis tarafından yönetildiler. Frig kralları genellikle Midas adıyla anılırdı. Urartu kralları ise geniş yetkilere sahip olup ülkeyi tanrı Haldi adına yönetirlerdi.

İlkçağda Türkiye’de kurulan devletlerde adaletin simgesi Güneş’ti. Hitti yasaları Hammurabi ve Asur yasalarına göre daha insancıldı. Ölüm cezası çok ender verilirdi.

 

DİN VE İNANIŞ

Hitit dini çok tanrılıydı. Hitit döneminde Anadolu, Bin Tanrı İli olarak tanındı.

Frigyalılar, ziraatçi bir kavim olduğundan en büyük tanrıları toprak ve bereket tanrıçası Kibele idi. Urartuların en büyük tanrısı savaş tanrısı Haldi idi. Lidyalılar din konusunda Yunanlıların etkisinde kalmışlar ve Artemis, Zeus gibi Yunan tanrılarına tapmışlardır. Lidyalılar ve Frigyalılar Kibele’ye de saygı göstermişlerdir.

 

SOSYAL HAYAT VE EKONOMİK YAŞAM

Hititlerde halk:

1-Yöneticiler (Soylular)

2-Rahipler

3-Hürler (Askerler, memurlar, tüccarlar, köylüler)

4-Namralar (Hürler ile köleler arasında bir sınıf)

5-Köleler ( Savaş esirleri) den oluşuyordu.

 

            Hititler dışında Türkiye’de kurulan devletlerde toplum:

            1-Soylular

2-Hürler

3-Kölelerden oluşuyordu.

 

Ticarete büyük önem veren Lidyalılar, bu amaçla Efes’ten başlayarak, Mezepotamya’ya kadar uzanan ünlü Kral Yolu’nu oluşturdular. M.Ö. 700 yıllarında Lidyalıların ilk parayı bulmaları, ticaretin gelişmesi yönünden büyük yarar sağladı.

 

YAZI, DİL VE EDEBİYAT

Hititler iki çeşit yazı kullanmışlardır:

1-Çivi yazısı

2-Hiyeroglif (Resim yazısı)

Hititler tarih yazıcılığına büyük önem vermişlerdir. Tarihi olaylar her yıl anal adlı yıllıklara kaydedilmiştir. Anallarda olaylar doğru olarak aktarılmıştır. Bunun sebebi, Hitit krallarının yaptıkları işleri tanrılara bildirmiş olmalarıdır.

Hititlerin en önemli destanı Kumarbi Destanı’dır.

Frigyalıların Fabl adı verilen hayvan öykülerinin yaratıcısı oldukları sanılmaktadır.

İyon edebiyatının en önemli eserleri Homeros’un İliada ve Odeysseia (İlyada ve Odesa) destanlarıdır.

 

BİLİM VE SANAT

Hititler mimarlık alanında oldukça ileriydiler. Hitit yapılarında ilk göze çarpan özellik anıtsal, yani büyük hacimli olmalarıdır. Yapıtların duvarlarına Ortostad denilen büyük boyutlu ve tasvirli kabartmalar yapmışlardır. Hitit kabartma sanatının en önemli eserleri Yazılıkaya ve İvriz kabartmalarıdır.

Frigyalılar tümülüsler (Büyük kaya mezarları) yapmışlardır. Bunların en ünlüsü Midas’ın mezarıdır. Ayrıca fibula denilen ilk çengelli iğneyi Frigyalıların bulduğu sanılmaktadır.

Lidyalılar dokumacılık, çömlekçilik, dericilik ve madencilikte ilerlemişlerdi.

Efes ve Milet’te bulunan saraylar ve tapınaklar İyonyalılarda mimarinin geliştiğini göstermektedir.

Urartuların mimariye getirdikleri en önemli yenilik, apadana adı verilen sütunlu kabul salonudur.

 

M.Ö. 6. YÜZYILDAN M.S. 11. YÜZYILA KADAR TÜRKİYE

M.Ö. 6. yüzyıldan M.S. 11. yüzyıla kadar Anadolu toprakları üzerinde sırasıyla Pers, İskender, Roma ve Bizans imparatorlukları egemen olmuşlardır.

 

PERSLER

M.Ö 9. yüzyıldan başlayarak İran’da Hint Ari kökenli iki kabile görülür. Bunlar Medler ve Perslerdir.

M.Ö. 550’dea Persler II. Kirus (Keyhüsrev)’in yönetiminde Med Krallığı’na son verdiler.

Persler döneminde ünlü Kral Yolu yapılmıştır.

Pers egemenliği Anadolu’da iki yüzyıl devam etti. Persler Anadolu’yu satraplıklara (Eyaletlere) ayırdılar. Satraplıkların başında bağımsız yöneticiler (satraplar) bulunuyordu.

M.Ö. 333’te Büyük İskender tarafından yıkıldılar.

 

İSKENDER İMPARATORLUĞU (MAKEDONYA DEVLETİ)

Makedonya Devleti, M.Ö 7. yüzyılda Yunanistan’ın kuzeyinde kurulmuştur. Makedonya’nın güçlenmesi II.Filip zamanındadır. II.Filip döneminde Makedonya, Balkanların büyük bir bölümünü ve Yunanistan’ı egemenliğine alarak Balkan Yarımadası’nın en güçlü devleti oldu.

II.Filip Yunan site devletlerinin birbirleri ile mücadelelerinden faydalanarak Helen Birliği’ni kurdu. Helen Birliği Yunan site devletlerinin Makedonya’nın egemenliğini tanımasını sağladı.

II.Filip ölünce yerine oğlu Büyük İskender geçti.

Büyük İskender Persler ile üç büyük savaş yaptı:

1-Granikos (Biga Çayı)

2-İssos (Bu savaş ile Anadolu’daki Pers egemenliğine son verdi.)

3-Gavgamela

Büyük İskender’in seferleri ile başlayan döneme Helenistik dönem adı verilir. Helenizm eski Yunan uygarlığı ile doğu uygarlığının karışımıdır. İskender fetihlerini sağlamlaştırmak için ele geçirdiği ülkeleri Helenleştirmiştir. Mesela İskender bu amaçla bir günde on bin Yunanlı askeri Pers kızlarıyla evlendirdi. İskender doğu ile batının kültürel birliğini kurmak istiyordu.

Büyük İskender’in ölümünden sonra, imparatorluk parçalandı ve toprakları üzerinde:

1-Mısır’da Ptolemeler Krallığı

2-Trakya ve Batı Anadolu’dan Hindistan’a kadar uzanan topraklarda Selevkoslar Krallığı

3-Makedonya’da Antigonitler Krallığı kuruldu.

 

Siyasi tarih açısından Anadolu’nun en karışık dönemlerinden birisi, Selevkosların buraya egemen olmaları ile başlamıştır. Selevkosların yanında Anadolu’da ulusal krallıklar kuruldu:

1-Bitinya Krallığı (Kuzey Batı Anadolu’da)

2-Pontus Krallığı ( Karadeniz’in güney kıyılarında)

3-Kapadokya Krallığı ( Orta Anadolu’da)

4-Bergama (Pergamon) Krallığı (Batı Anadolu’da)

Bitinya ve Bergama krallıkları Yunan uygarlığının, Pontus Krallığı doğu uygarlığının temsilcileri oldular.

Bergamalılar, 200.000 ciltlik eserin bulunduğu bir kütüphane yaptılar. Ayrıca Mısır papirüsünün yerini tutması için koyun ve keçi derisinden parşömen adı verilen bir kağıt ürettiler.

Bergamalılar bir çok saray ve tapınak da yaptılar. Bunların en önemlisi Zeus tapınağıdır. Bu tapınak 19y yüzyılda Almanlar tarafından yapılan kazılarda ortaya çıkarılmış ve Berlin’e götürülerek özel bir salonda yeniden kurulmuştur.

 

ROMA İMPARATORLUĞU

İtalya’da M.Ö 753 yılında Romulus tarafından kurulmuştur.

Roma’da 313 yılında Milano Fermanı ile Hıristiyanlık serbest bırakıldı ve 381 yılında Roma’nın resmi dini olarak kabul edildi.

Roma İmparatorluğu 395’te Doğu ve Batı diye ikiye ayrıldı. Batı Roma İmparatorluğu 476’da, Doğu Roma İmparatorluğu ( Bizans) 1453’te yıkıldı.

Türkiye’de Roma döneminden pek çok eser bulunmaktadır. İstanbul’da Bozdoğan Su kemeri, Çemberlitaş, Ankara’da Augustus Mabedi, Roma Hamamı ve Antalya’daki Aspendos Tiyatrosu bunların en güzel örnekleridir.

 

BİZANS İMPARATORLUĞU

Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca Anadolu Doğu Roma İmparatorluğu’nun sınırları içinde kaldı.

Bizans en güçlü dönemini Jüstinyen zamanında yaşadı. Jüstinyen zamanında Akdeniz, bir Bizans gölü haline geldi.

Bizans İmparatorluğu 1453’te Fatih Sultan Mehmet tarafından yıkıldı.

Yurdumuzda Bizans döneminden kalma eserlerin en önemlileri İstanbul’da bulunmaktadır. Bunlar Ayasofya Müzesi, Hora Kilisesi, Yerebatan Sarnıcı, Aya İrini Kilisesi, Binbirdirek Sarnıcı, İstanbul surları ve su kemerleridir.

 

B. ESKİ ÇAĞLARDA TÜRKİYE’NİN ÇEVRESİNDEKİ KÜLTÜR VE UYGARLIKLAR

 

MEZOPOTAMYA

Mezopotamya, iki ırkmak arasındaki ülke demektir. Coğrafi bölge olarak Anadolu’nun güneydoğusundan Basra Körfezi’ne kadar uzanan, Dicle ve Fırat ırmakları arasındaki topraklar Mezopotamya’yı oluşturur.

Mezopotamya’da ilk çağda Sümer, Akad, Elam, Babil ve Asur devletleri kurulmuştur.

 

SÜMERLİLER

Asya kökenli bir kavim olan Sümerler, M.Ö. 3500 yıllarında Mezopotamya’ya gelip yerleştiler. Sümerler Mezopotamya’da Ur, Uruk, Kaş, Eridu Umma, Lagaş gibi önemli kent devletleri kurdular. Kent devletlerinin başında rahip krallar vardı.

Mezopotamya kültür ve Uygarlığının temelleri Sümerler tarafından atıldı.

M.Ö.2750 yıllarında Uruk Kralı Lugalzagizi Aşağı Mezopotamya’da siyasi birliği gerçekleştirmek için Sümer kent devletlerini bir yönetim altında topladı.

M.Ö. 2350’de Akadlar, Sümer egemenliğine son erdiler. Sümerlerin siyasi varlıklarına kesin olarak Elamlılar son vermişlerdir.

 

AKADLAR

M.Ö. 4. BİNDE Arabistan’dan göç eden Sami kavimlerinden oluşan Akadlar, Fırat ırmağı kıyısına gelip yerleştiler.

M.Ö. 2350’de Sümer hakimiyetine son veren Sargon Akad Krallığı’nı kurdu.

Akadlar Mezopotamya’da tarihin ilk büyük imparatorluğunu kurdular.

Gutiler, Akad İmparatorluğu’na son verdiler.

 

ELAMLILAR

Elamlılar, Sami kavimlerindendi ve Mezopotamya’nın güneydoğusunda yaşıyorlardı. Başkentleri Sus şehriydi.

Asurlular, Elam egemenliğine son vermişlerdir.

 

BABİLLİLER

Babillilerin siyasi tarihi I. Babil Devleti ve II. Babil Devleti olmak üzere ikiye ayrılır.

 

I.BABİL DEVLETİ

M.Ö. II. Binde Samilerin bir ikolu olan Amurrular tarafından kuruldu. En güçlü dönemini Hammurabi zamanında yaşadı.

Hammurabi, Sümer ve Akad yasalarını toporlayarak zamanının ihtiyaçlarına göre

Düzenledi ve ünlü Hammurabi Kanunları meydana geldi.

I.Babil Devleti, Hititler tarafından yıkıldı.

 

            II.BABİL DEVLETİ

            Babil, uzun süre Asur egemenliği altında kaldı. Babilliler, Medlerle birleşerek M.Ö. 612’de Asur egemenliğine son verdiler ve II. Babil Devleti kuruldu.

            II. Babil Devleti’ne Persler sona erdi.

 

            ASURLULAR

            Yukarı Mezopotamya’da yaşayan Asurlular, Sami ırkından bir topluluktu. Başkentleri Ninova şehri idi.

            Mezopotamya ile Anadolu arasındaki ticareti yürüten Asurlular, Anadolu’da ticaret kolonileri kurdular. Bunların en büyüğü Kültepe ( Kayseri) idi.

            Asurbanipal döneminde Asurlular en güçlü dönemlerini yaşadılar.

            Medler ve Babilliler birleşerek Asurlulara son verdiler.

 

            MISIR

            Heredot’un deyimiyle “Mısır, Nil’in bir armağanıdır.”

 

            Mısır’ın siyasi tarihi M.Ö. 3000 yıllarında Kral Menes’in siyasi birliği kurmasıyla başlar. Bu dönem aynı zamanda Firavunlar döneminin başlangıcıdır.

            Mısır tarihinde Kadeş Savaşı’nın önemli bir yeri vardır. (Bkz. Hititler)

            M.Ö.525’te Mısır’ın siyasi tarihi Perslerin istilasıyla son bulmuştur.

            Mısır M.Ö. 332’de Büyük İskender tarafından bir eyalet durumuna getirilmiştir.

            Çöller ve denizler gibi doğal sınırlarla çevrili olması nedeniyle Mısır, dış istilalardan korunmuş ve bunun sonucu olarak da, diğer uygarlıklardan etkilenmemiştir.

 

            DOĞU AKDENİZ MEDENİYETİ

            Ege ve Yunan uygarlığı; Girit, Yunanistan, Makedonya, Trakya ve Batı Anadolu’da yaşayan toplulukların oluşturduğu bir uygarlıktır.

            Ege ve Yunan uygarlığının ilk ortaya çıktığı yer Girit adasıdır.

 

            AKALAR

            M.Ö. 2. binde Anadolu’dan gelen Akalar (Mikenler) Yunanistan’ın Mora Yarımadası’na yerleştiler. En önemli merkezleri Miken şehri idi.

            Akalar Kral Agamemnon zamanında Boğazların egemenliği için Truvalılarla savaştılar.

            Aka egemenliğine Dorlar son vermişlerdir.

           

            DORLAR

            M.Ö. 12. yüzyılda Akalara son vererek kuruldular.

            Yunanistan’da polis adı verilen kent devletleri kurdular. Bunların en önemlileri Atina, Isparta idi.

 

            FENİKELİLER

            M.Ö. 1200 yıllarında tarih sahnesine çıkan Fenikeliler, Suriye ve Lübnan kıyılarına yerleştiler.

            Fenikeliler denizciliğe yönelmişlerdir.

            Ayrı ayrı kent devletleri halinde yaşayan Fenikelilerin en önemli kent devletleri, Sayda, Biblos (Sidon), Sur ve Kuzey Afrika’daki Kartaca idi.

            Fenikeliler, Asur, Babil, Pers ve Yunanlılara vergi vermek suretiyle varlıklarını sürdürebilmişlerdir.

 

            İBRANİLER

            Sami ırkından olan İbraniler M.Ö. 1200 yıllarında Filistin’e gelerek yerleştiler.

            M.Ö. 1000 yıllarında Hz.Davut tarafından kurulan İbrani Krallığı’nın başkenti Kudüs idi.

İbraniler, Hz.Musa’ya inandıkları için Musevi adıyla da anılırlar.

İbraniler, en güçlü dönemlerini Hz. Süleyman zamanında yaşadılar.

Hz.Süleyman’ın ölümünden sonra İbraniler İsrail ve Yahudi (Yuda) devleti olmak üzere ikiye ayrıldılar.

İsrail Devleti’ne Asurlular, Yahudi Devleti’ne Babilliler son verdiler.

 

DEVLET YÖNETİMİ

Mezopotamya’da başında kral ve yardımcılarının bulunduğu şehir devletleri hakimdi. Zamanla bu kent devletleri devlet durumuna geldiler. Babilliler zamanında imparatorluk düzeyine eriştiler. Asurlular zamanında ise tam bir merkeziyetçi devlet düzeni ortaya çıkmıştır.

Sümerlerin ilk zamanlarında her kent (site) ayrı bir devletti. Bu devletleri ensi veya patesi adı verilen rahip krallar yönetiyordu. Patesilerden biri çevresindeki kentlere egemen olursa lugal, bütün Sümer ülkesine egemen olursa lugalkalma unvanını alırlardı.

Mezopotamya’da olduğu gibi Mısır’da da siyasi örgütlenme kent devletlerinin (nom) kurulması ile başlar. Kral Menes’ten sonra Mısır mutlak krallıkla yönetilmiştir. Mısır krallarına Firavun denirdi. Mısır’da katiplik en yüksek devlet memurluğuydu.

Yunanistan’da her kent ayrı bir devletti. İlk zamanlar her kenti krallar yönetiyordu. Zamanla güçlenen asiller yönetimi ele geçirdiler. Ancak savaş zamanında asiller, yönetimi tiran adı verilen kişilere bırakırlardı.

 

DİN VE İNANIŞ

Mezopotamya devletleri din konusunda Sümerlerin etkisinde kalmışlardır. Sümerler, ölümden sonra yaşama inanıyorlardı ve dinleri çok tanrılıydı.

Sümerlerin en büyük tanrıları, gök tanrısı Anu, yer tanrısı Enlil ile okyanus tanrısı Enki idi.

Mezopotamya’da tapınaklara Ziggurat adı verilirdi. Üst üste kulelerden meydana gelen zigguratlar aynı zamanda rasathane olarak kullanılırdı.

Mısır’da çok tanrılı bir din anlayışı egemendi. Güneş tanrısı Amon-Ra en büyük tanrılarıydı.

Mısırlılar insanların öldükten sonra da yaşayacaklarına inanırlardı. Bu inancın etkisiyle cesedlerini mumyaladılar.

Mezopotamya’da tapınaklara Ziggurat adı verilirdi. Üst üste kulelerden meydana gelen zigguratlar aynı zamanda rasathane. Yunanistan’da her 4 yılda bir Zeus adına Olimpiyat Oyunları düzenlenirdi.

Tek tanrı inancı ilk defa İbranilerde görülür. İbrani dininin kutsal kitabı Hz. Musa’ya gönderilmiş olan Tevrat’tır. Tevrat’ın temelini 10 Emir oluşturur.

 

SOSYAL VE EKONOMİK HAYAT

Mezopotamya devletlerinde krallar ve rahipler toplumun en üst sınıfını oluştururlardı.

Onların dışında kalan halk üç sınıfa ayrılırdı:

1-Soylular

2-Hürler

3-Köleler

 

Hukuk düşüncesini ilk geliştiren Sümerler olmuştur. Dünyada ilk yazılı kanunları Sümer kralı Urukagina yapmıştır ( M.Ö. 2375).

Mezopotamya’da hukuk alanında en gelişmiş kanunları çıkaran Babil kralı Hammurabi’dir.

Mezopotamya devletleri, zengin ve uygarlıkta ileri olmalı nedeniyle sürekli olarak çevrelerindeki kavimlerin saldırılarına uğruyorlardı. Bu nedenle güçlü ordulara sahip olma gereği duymuşlardır.

Babil ve Asurların ücretli askerlerden meydana gelen daimi orduları vardı. Atlı birlikleri ilk kullanan Asurlular oldu.

 

Mısır’da Firavunlar ve üst yöneticilerden sonra halk 5 bölüme ayrılırdı:

1-Memurlar ve katipler

2-Rahipler

3-Askerler

4-Kentliler ve Köylüler

5-Köleler

Mısır’da düzenli bir adli örgüt vardı. Mısır’da ilk kanun koyucu Menes’tir. Mısır’da her kentin ayrı bir mahkemesi vardı. Bu mahkemelerin üstünde Altı Büyük Ev adında yüksek bir mahkeme vardı.

Ege ve Yunanistan’da halk:

1-Büyük toprak sahibi soylular

2-Tüccarlar

3-Küçük toprak sahipleri olmak üzere üçe ayrılırdı.

 

YAZI, DİL VE EDEBİYAT

Sümer dili, Türkçe’nin de içinde yer aldığı Asya kökenli diller grubundandır. Sümerlerin Gılgamış, Tufan ve Yaradılış destanları önemlidir.

Mısır yazısına Hiyeroglif adı verilir (Resim yazısı). Hiyeroglif taşlar üzerine kazılır ya da papirüs denilen bir tür kağıda yazılırdı.

Yunanlılar M.Ö. 8. yüzyıl başlarına doğru Fenikelilerden öğrendikleri yazıyı bazı değişikliklerle kendi dillerine uyarladılar. Yunan edebiyatının en önemli destanı Homeros’un İlyada ve Odessa destanlarıdır.

Fenikelilerin dünya uygarlığına en önemli katkıları, Mısır’dan öğrenip geliştirdikleri yazıyı harf yazısı haline getirmeleridir. 22 harften oluşan alfabeyi bulmuşlardır. Bu alfabeyi daha sonra Yunanlılar ve Romalılar geliştirdiler ve günümüzdeki Latin alfabesi ortaya çıktı.

 

BİLİM VE SANAT

Sümerler burçları bulmuşlardır.

Bir yılı 360 gün, bir ayı 30 gün, bir haftayı 7 gün, bir yılı 12 ay olarak hesaplamışlardır. Bir günü 12’şer saatlik gece ve gündüz bölümüne ayırmışlardır.

Sümerler ayrıca uzunluk, alan, ağırlık ve hacim ölçülerini bulmuşlar ve dairenin çevresini 360 derece olarak hesaplamışlardır.

Sümer yapılarında malzeme olarak daha çok kerpiç ve tuğla kullanılmıştır. Bunun nedeni, Aşağı Mezopotamya’da taşın az bulunmasıdır.

Babil Kulesi Mezopotamya sanatının en önemli eserlerindendir. Babil Kulesi önemli bir ziggurattır.

Mısırlılar, matematikte ondalık sistemi bulmuşlar, dört işlemi kullanmışlardır. Tarım ürünlerinden alınan verginin hesaplanması ve Nil nehrinin taşması sonucunda kaybolan sınırların hesaplanması matematik ve geometrinin gelişmesini sağlamıştır.

Mısırlılar bir yılı 365 gün olarak kabul ettiler. Yılı 3 mevsime böldüler (taşma, ekme, biçme).

Mısır’da tıp mumyacılık sayesinde gelişti.

Mısır sanatının en önemli eserleri piramitlerdir. Firavunlar adına yapılan piramitler, ölümsüzlüğün bir işaretiydi.

Yunanlılar felsefe alanında ilerlediler. Sokrat, Eflatun ve Aristo önemli Yunan filozoflarındandır. Heredot ise önemli bir Yunan tarihçisidir. Yunan hekimi Hipokrat, tıbbın önemli bir ismidir. Dünyanın her yerindeki tıp fakültesi mezunları Hipokrat yemini ederek göreve başlarlar.

İbrani sanatının en güçlü eseri ise Hz. Süleyman zamanında Kudüs’te yapılan Mescid-i Aksa’dır.

 

III.ÜNİTE

TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞLARI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ

(BAŞLANGIÇTAN 10. YÜZYILA KADAR)

 

TÜRK ADININ ANLAMI

Türk adının araştırılması amacıyla Heredot tarihinden başlanarak Çin, Hint, İran kaynakları ve Ön Asya toplumlarına ait çivi yazılı metinler ve Tevrat incelenmiştir.

Türk adının ne anlama geldiği konusunda ileri sürülen görüşler şunlardır:

Wambery: Türemek, Çoğalmak fiilinden geldiğini ileri sürer.

 

Kaşgarlı Mahmut: Divan-ı Lugati’t-Türk adlı eserinde Türk’e Olgunluk Çağı anlamını verir.

Ziya Gökalp: Türk adının anlamını Türeli, Töre sahibi olarak açıklar.

 

İlk olarak Orhun Yazıtları’nda Türük olarak geçen Türk adı, zamanla Törük, Türük ve Türk şekline dönüşmüştür.

Devlet adı olarak Türk sözcüğünü ilk kullanan Göktürk Devleti olmuştur.

 

Bizanslılar 9. ve 10. yüzyıllarda Volga Irmağı’ndan Orta Avrupa’ya kadar uzanan bölgeye Türkiye adını vermişlerdir. 12. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun adı, bir daha değişmemek üzere Türkiye olmuştur.

 

TÜRKLERİN İLK ANA YURDU

Türklerin ana yurdu Orta Asya’dır. Bu geniş coğrafyada Türk sınırı: Altay-Sayan dağlarının kuzeybatısı, Tanrı dağlarının kuzeyi, Aral Gölü’nün çevresi ve Hazar Denizi’nin doğusu olarak belirlenmiştir.

 

TÜRKLERİN TARİH BOYUNCA YAYILDIKLARI BÖLGELER

Türkler, M.Ö. 1700’den itibaren değişik zamanlarda Orta Asya’dan çeşitli yönlere göç etmeye başladılar.

Türk göçlerinin başlıca nedenleri şunlardır:

1-Orta Asya’nın iklim ve toprak koşulları bakımından tarıma elverişli olmaması

2-Orta Asya’daki şiddetli kuraklık ve soğuklar

3-Hayvan hastalıkları

4-Nüfusun hızla artması sonucunda var olan geçim kaynaklarının yetersiz kalması

5-Türk boyları arasındaki siyasi anlaşmazlıklar  ve bunların yol açtığı savaşlar

6-Dış baskılar (Çin, Kitan ve Moğol baskıları) (Türkler yabancı kavimlerin egemenliğine girmektense göç ederek bağımsız yaşamayı yeğlemişlerdir.)

7-Yerleşebilecek yeni topraklar aramaları

 

Orta Asya’dan göçler M.Ö ve M.S olarak incelenebilir.

 

MİLATTAN ÖNCEKİ GÖÇLER

Bu göçler M.Ö. 1700’lerde başlamış, M.Ö. 1100 yıllarında yoğunlaşmıştır. Bu göçler:

1-Çin’in Kansu ve Ordos bölgesine

2-Tanrı dağları bölgesine (Bugünkü Kazakistan ve Aral Gölü’nün güneyine kadar)

3-Yakut ve Çuvaşlar Sibirya’ya doğru göç ettiler.

4-Hindistan’ın İndus-Pencap bölgesine göç ettiler.

 

MİLLATTAN SONRAKİ GÖÇLER

Bu dönemdeki göçler güneye ve batıya doğru olmuştur. Güneye göç edenler Çin’e yerleşip burada çeşitli devletler kurdular.

Batıya göç edenler:

1-Orta Avrupa ve Balkanlara kadar geldiler (Hunlar, Avarlar, Bulgarlar, Macarlar, Peçenekler, Kumanlar,Oğuzlar).

2-Afganistan ve Kuzey Hindistan’a gittiler (Akhunlar Devleti)

3-Oğuz boyları Anadolu’ya gitmişlerdir.

 

GÖÇLERDEN SONRA ANA YURDUN DURUMU

Ana yurtta kalan Türkler, İrtiş, Selenga ve Orhun Irmakları ile Baykal Gölü dolaylarında varlıklarını sürdürdüler. Burada Hunlar, Göktürkler ve Uygurlar gibi büyük devletler kurarak Türk kültürünü devam ettirdiler.

 

İSKİTLER (SAKALAR)

İskitler M.Ö. 7. yüzyılda Karadeniz’in kuzeyinden Tuna Irmağı’na kadar uzanan  topraklara yerleştiler. Yoğun olarak Kırım Yarımadası’nda yaşadılar.

Günümüzdeki Yakut Türkleri İskitlerin soyundan gelmektedirler.

Göçebe yaşayan İskitlerin bilinen en meşhur hükümdarları Alp Er Tunga’dır.

Çok tanrılı bir dine sahiptiler ve en büyük tanrıları Gök Tanrı idi.

 

BÜYÜK HUN DEVLETİ (ASYA HUN DEVLETİ )

Orta Asya’da bilinen ilk Türk devletini Hunlar kurmuşlardır.

Ötüken merkez olmak üzere, bugünkü Moğolistan’ı içine alan bölgede devlet kurdular.

Ancak Çinlilerin Hsiung-nu adını verdikleri Hunların ne zaman devlet kurdukları bilinmemektedir.

Hunların adı ilk olarak M.Ö. 318 yılında Çin ile yapılan Kuzey Şansi Savaşı sonucunda imzalanan antlaşmada geçmektedir.

Çinliler Hun akınlarını durdurmak için ünlü Çin Seddi’ni yapmışlardır.

Hunların bilinen ilk hükümdarı Teoman’dır. Teoman dağınık halde yaşayan Türk kavimlerini bir bayrak altında topladı. Bunun sonucunda da Hun Devleti kuruldu.

Teoman’ın oğlu Mete zamanı Hun Devleti’nin en güçlü dönemidir. Bu dönemde İpek Yolu’nun hakimiyeti ele geçirildi.

Mete Çin ile üç yıl savaştı ve Çin’i yendi. Ancak Mete, Çin gibi son derece büyük bir ülkenin dışarıdan yönetilemeyeceğini ve istila edilemeyeceğini bildiği için Çin ile antlaşma yapmayı daha uygun bulmuştur.

Mete askerlikte 10’luk sistemi bulmuştur.

 

BÜYÜK HUN DEVLETİ’NİN PARÇALANMASI

Mete’nin oğlu Kiyok Çin ile  siyasi ve ekonomik ilişkileri geliştirmek için Çinli bir prenses ile evlenmesi  gelecekte devletin içten yıkılmasına sebep oldu.

Çinli casuslar Hun ülkesinde serbestçe dolaşmaya ve Türk boylarını birbirine düşürmeye başladılar. Öte yandan Hun beylerini Çin ipeğine ve lüks mallara özendirdiler.

Çin-Hun ilişkilerinde İpek Yolu’nun önemi büyüktür. Çin’in bütün amacı kendilerinin üretitği ve en önemli gelir kaynakları olan ipeği batı ülkelerine satmak için Hunların elinde bulunan İpek Yolu’nu kontrole almaktı.

Hun hükümdarı Hohanyeh ülkesindeki iç huzursuzluğu ve kıtlığı çare olması için Çin’in egemenliğine girmek istedi. Fakat kardeşi Çiçi bunu kabul etmedi ve Hunlar Doğu ve Batı Hunları olarak ikiye ayrıldılar.

Hohanyeh’in hükümdarlığındaki Doğu Hunları Çin’in himayesine girdi. Çiçi’nin hükümdarlığındaki Batı Hunları dağıldı ve bir kısmı Doğu Avrupa’ya göç ederek Avrupa Hun Devleti’ni kurdular.

 

BÜYÜK HUN DEVLETİ’NİN YIKILIŞI

Doğu Hunları Hohanyeh’in ölümünden sonra yeniden güçlendiler ve bağımsızlıklarını kazandılar. Ahcak bu durum uzun sürmedi. Kıtlık, iç karışıklıklar ve hayvan hastalıkları sebebiyle Hunlar 48 yılında Kuzey ve Güney Hun Devleti olmak üzere ikiye ayrıldılar.

Güney Hunları, Çinliler tarafından, Kuzey Hunları, Siyenpiler tarafından yıkıldılar.

 

KAVİMLER GÖÇÜ

Kuzey Hun Devleti’nin yıkılmasından sonra Aral Gölü dolaylarına göç eden Hunlar, 375’te Balamir yönetiminde Avrupa’ya yöneldiler. Bu dönemde orada yaşayan Gotlar, Gepitler ve Vandallar gibi Germen kavimleri yaşamaktaydı. Bu kavimler birbirlerini iterek Roma topraklarına doğru ilerlediler. Bu harekete Kavimler Göçü adı verilir.

Kavimler Göçü sonucunda:

1-Roma İmparatorluğu, 395’te Batı ve Doğu olmak üzere ikiye ayrıldılar. 476 yılında Batı Roma İmparatorluğu yıkıldı.

2-Avrupa uzun yıllar karışıklık içinde kaldı ve çeşitli kavimlerin karışması sonucu Avrupa’nın etnik yapısı değişti.

3-Günümüz Avrupa devletlerinin bazılarının temelleri atıldı. İspanya, İngiltere ve Fransa bu göç sonucunda kuruldu.

4-Avrupa’daki sürekli savaşlar krallıkların güçlerini yitirmesine ve feodalite rejiminin ortaya çıkmasına zemin hazırladı.

 

AVRUPA HUN DEVLETİ

Balamir tarafından Volga ırmağı çevresinde kuruldu.

Avrupa Hunlarının dış siyaseti Uldız zamanında belirlendi. Uldız, Bizans’ı vergiye bağladı ve Türkler ilk kez Anadolu’ya ayak bastılar.

Avrupa Hun Devleti’nin en güçlü dönemi Attila zamanında yaşandı.

Attila büyük bir devlet kurmak ve Doğu ve Batı Roma imparatorluklarını egemenliği altına almak istiyordu.

Bu sebeple Attila Roma üzerine:

1-Doğu Roma seferi

2-Batı Roma (Galya) seferi

3-İtalya seferini düzenledi.

Doğu Roma seferi sonunda Bizans’la Anatolios Antlaşması’nı imzaladı ve Bizans’ı vergiye bağladı.

Avrupa Hunları Bizans saldırıları sonucunda yıkıldı.

 

I.GÖKTÜRK DEVLETİ

552’de Bumin Kağan tarafından kuruldular.

Başkentleri Ötüken’di.

Göktürkler demircilikle uğraşıyor ve Avarlara silah yapıyorlardı.

Göktürkler tarihte Türk adı ile kurulan ilk Türk devletidir.

Bumin Kağan ülkesini ikiye ayırarak yönetti. Kutsal doğuya kendisi hakim oldu, batıyı kardeşi İstemi Yabgu’ya bıraktı.

İstemi Yabgu İpek Yolu’nun egemenliği için önce Akhunlara karşı Sasanilerle anlaştı ve İpek Yolu’nun bir kısmına sahip oldu. Sonra Bizanslılarla anlaşarak Sasanilerle savaştı ve İpek Yolu’nun kontrolünü eline geçirdi.

Bumin Kağan’dan sonra yerine Mukan Kağan geçti. Mukan Kağan zamanında Avarlara son verildi. Kitanlar ve Türk Kırgızlar egemenlik altına alındı.

Mukan Kağan’dan sonra yerine kardeşi Ta-po geçti. Tapo, Çin’deki zenginliğin Buda dininden kaynaklandığını düşünerek Budizm’i kabul etti. Budizm et yemeyi ve canlı öldürmeyi yasaklıyordu. Bu sebeple Türklerin savaşçılık ruhları zayıfladı.

            Saltanat karışıklıkları sebebiyle I.Göktür Devleti Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.

Doğu Göktürklerinin başında İşbara bulunuyordu. 630 yılında Doğu Göktürkleri Çin’in hakimiyetine girdi. Bu süre içinde zaman zaman ayaklanmalar oldu. Bu ayaklanmaların en önemlisi Kürşat’ın Çin sarayına düzenlediği baskındır.

Batı Göktürkleri de 659’da Çin’in hakimiyetine girdi. Böylece Türkler için 50 yıllık bir esaret hayatı başladı.

 

II. GÖKTÜRK DEVLETİ

681’de Ötüken’i ele geçiren Kutluk Kağan II.Göktürk Devleti’ni kurdu. Kurucusunun adından dolayı bu devlete Kutluk Devleti adı da verilmektedir.

Kutluk Kağan, İlteriş (Devleti derleyen, toparlayan) unvanını aldı.

Kutluk Kağan, Çin’e 47 sefer yaptı. Bu seferlerdeki amacı:

1-Çin’deki esir Türkleri kurtarıp nüfusunu çoğaltmak

2-Ganimet elde etmekti.

 

İlteriş Kağan’dan sonra yerine Kapgan Kağan geçti. Kapgan Kağan ülke yönetiminde çok sert davrandı. Bu sebeple bir çok iç isyan çıktı ve Kapgan Kağan öldürüldü.

Kapgan Kağan’dan sonra İlteriş Kağan’ın oğlu Bilge Kağan hükümdar oldu.

Bilge Kağan, devleti kardeşi Kültegin ve başdanışmanı (aygucı) Tonyukuk ile beraber yönetti.

Tonyukuk, İlteriş Kağan, Kapgan Kağan ve Bilge Kağan dönemlerinde baş danışman olarak çalışmıştır.

Tonyukuk, Çin’de doğup büyüdüğü için Çinlileri çok iyi tanıyordu.

II.Göktürk Devleti’ni Uygurlar, Karluklar ve Basmiller birleşerek yıkmışlardır. Göktürk topraklarında Uygur Devleti kurulmuştur.

Göktürklerden günümüze kalan en önemli eser Göktürk Kitabeleri (Orhun Yazıtları)’dir. Kitabeler Bilge Kağan, Kültigin ve Tonyukuk adına dikilmiştir.

Bilge Kağan ve Kültiğin kitabelerini Yollıg Tigin yazmıştır. Bu sebeple Yollıg Tigin bilinen ilk Türk yazarıdır.

Tonyukuk kendi kitabesini kendisi yazmıştır.

 

UYGURLAR

Kutluk Bilge Kül Kadir tarafından 744’de Orhun kıyısında kuruldular.

Başkentleri Ordu-Balık (Karabalgasun) şehri idi.

Kutluk Kağan’dan sonra yerine Moyun Çur geçti. Moyun Çur zamanında Çin Araplara karşı Talas Savaşı’nı kaybetti ve Uygurlar tarım havzasını ele geçirdiler.

Böğü Kağan zamanında Mani dini devletin resmi dini haline geldi.

840’da Kırgızlar Ordu-Balık’ı ele geçirerek Uygurlara son verdiler.

Uygurların bir kısmı (Sarı Uygurlar) günümüzde Çin’in kuzey bölgesinde yaşamaktadırlar.

Doğu Türkistan (Turfan) Uygurları ise günümüzde Çin’in Uygur Özerk bölgesinde yaşamaktadırlar.

 

C. DİĞER TÜRK DEVLETLERİ VE TOPLULUKLARI

 

AVARLAR

            560 yılında Bayan Han tarafından Macaristan’da kuruldular.

            Avarlar 619 ve 626’da iki kez İstanbul’u kuşattılar. İki kuşatma da başarısız olmuştur.

            805 yılında Franklar tarafından yıkıldılar.

            Avarlar Balkanlardaki Slavları etkilemişler, onların devlet ve askeri teşkilatlarını kurmuşlardır.  

BULGARLAR

            Kavimler Göçü sonucunda Bulgaristan’a giren Türkler oradaki Ogur Türkleri ile karışarak karışmak anlamına gelen Bulgar Devleti’ni kurdular.

            Büyük Bulgar Devleti kısa zamanda ikiye ayrıldı:

            1-İtil (Volga) Bulgarları

2-Tuna Bulgarları        

            *İtil Bulgarları 10. yüzyılda Almış Han zamanında Müslüman oldular.

            *Tuna Bulgarları ise Boris Han zamanında Hıristiyanlığı kabul ederek Türklük özelliklerini kaybettiler.

HAZARLAR 

            630 yılında Hazar Denizi’nin yakınında kurulmuşlardır. Hazar Denizi adını Hazarlardan alır.

            Hazarlar ilk ve son Yahudi Türk kavimidir.

            Hazarların bölgede oluşturduğu barış Rusya’nın kurulmasına sebep olmuştur. 

MACARLAR

            Kavimler Göçü sonucunda Türkler tarafından kurulmuştur.

            Avrupalılar Macarlara Hunlar adını vermiştir. 1000 yılında Hıristiyanlığı kabul edip Türklük özelliklerini kaybetmişlerdir.

PEÇENEKLER        

            Oğuz boylarından olan Peçenekler bir devlet kuramamışlardır.

            1090’da Çaka Bey ile İstanbul kuşatması için anlaştılar. Peçenekler karadan, Çaka Bey denizden İstanbul’u kuşatacaktı. Fakat Bizanslılar Peçenekleri başka bir Türk boyu olan Kumanlara kırdırdılar.

            Peçeneklerin tarihteki en önemli başarıları 1071 Malazgirt Savaşı’dır. Bu savşta Uzlarla beraber Bizans ordusunda ücretli asker olan Peçenekler savaştıkları ordunun Türk olduğunu anlayınca saf değiştirdiler ve Alparslan Malazgirt Savaşı’nı kazandı.

KUMANLAR (KIPÇAKLAR)       

            Kumanlar bir devlet kuramadılar. Çaka Bey’in İstanbul kuşatmasında Peçenekleri yok ettiler.

            Romanya’nın kurulmasına sebep oldular.

            Kıpçak-Oğuz savaşlarından Dede Korkut Hikayeleri  ortaya çıkmıştır.

            OĞUZLAR

            Oğuz kelimesi ok+ uz’dan oluşmuştur. Ok, hakimiyet sembolü, uz, aile demektir. Yani Oğuz Hakim aile anlamına gelir.

            Oğuzların Hıristiyan olanları Romanya’ya yerleştiler ve Gagavuz (Gök Oğuz) adını aldılar.

            Müslümanlığı kabul eden Oğuzlar ise Büyük Selçuklu Devleti’ni, Türkiye Selçuklu Devleti’ni, Akkoyunluları, Karakoyunluları, Osmanlıları, Safevileri ve bütün Anadolu beyliklerini kurmuşlardır.

            Türkiye Türklerinin ataları Oğuzlardır.

            BAŞKIRTLAR

13. yüzyılda İslamiyet’i kabul eden Başkırtlar, Moğol hakimiyetine girmişlerdir.

SABARLAR 

            Bu günkü Sibirya adını Sabar Türklerinden almıştır. 

TÜRGİŞLER

            630 yılında Baga Tarkan tarafından kuruldu.

            Türgişler, Maveraünnehir’e gelen İslam ordularını durdurarak Türklerin Araplaşmasını engellediler.

KIRGIZLAR

            840’da Uygurları yıkarak Ötüken’de kuruldular.

            Kırgızları Moğollar yıkmıştır.

            Türk tarihinde ilk kez Moğol hakimiyetine giren Türk devleti Kırgızlardır.

            Kırgızlar 1991’de başkent Bişkek olmak üzere Kırgızistan Devleti’ni kurmuşlardı.

            KARLUKLAR         

            Karluklar Talas Savaşı’ndan sonra Müslüman oldular.

            Karluklar Müslümanlığı kabul eden ilk Türk boyudur.

            Karluklar Karahanlı Devleti’ni kurmuşlardır.

            KİMEKLER

Batı Göktürk topluluklarından biridir. Kimekler aralarında Kıpçakların da bulunduğu bir federasyon şeklinde yaşıyorlardı. 11. yüzyılda Kumanların egemenliğine girdiler.

 

Ç.İLK TÜRK DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE UYGARLIK

DEVLET YAPISI

            Türklerde aile toplumun en küçük birimidir.

            Aileye Oguş adı verilir.

            Oguşların birleşmesiyle Urug (sülale) oluşur.

            Urugların birleşmesiyle boy, boyların birleşmesiyle bodun (millet), bodunların birleşmesiyle il (devlet) oluşur.

            Boyları boy beyi, bodunları han yönetirdi. İlleri yönetenlere kağan, hakan adı verilirdi.

            Türklerde toplum sınıflara ayrılmazdı. Çünkü Türkler Aşina adlı bir kurttan geldiklerine inanıyorlardı.

            Türkler hükümdarlarına kağan, hakan, şenyü, ilteber, yabgu, idi-kut, tanhun adını verirlerdi.

            Türkler hükümdarlık yetkisinin Göktanrı’dan geldiğine inanırlardı. Buna kut denirdi.

            Türklerin yazılı kuralları yoktu. Töre ile yönetilirlerdi.

VERASET SİSTEMİ (TAHTA GEÇME SİSTEMİ)

            Orta Asya Türklerinde hükümdarın oğullarından her biri taht üzerinde hak sahibiydi. Bu sistem Türk devletlerinin çok kolay parçalanmalarına ve yıkılmalarına sebep olmuştur. Bu sistemi Türklere benimseten Çinlilerdir. Çinliler bu sistemle Türk devletlerini parçalayarak himayelerine almışlardır.

            Bu sisteme Orta Asya Veraset Sistemi adı verilir.

Daha sonraki Türk devletleri bu sistemi kaldırıp ekberiyet (en büyük oğlun tahta çıkma) sistemine geçmişlerdir.

KURULTAY-HÜKUMET

            İlk Türk devletlerinde devlet işlerinin görüşüldüğü meclise kurultay (toy- kengeş) adı verilirdi. Türkler hükumete ayukı adını vermişlerdir. Başbakana aygucı, bakanlara buyruk, dışişleri bakanına bitikçi veya tamgacı, saraydaki askeri komutanlara tarkan, vergi memurlarına tudun adı verilmişti.

            İKİLİ TEŞKİLAT

            Orta Asya Türk devletlerinde devlet doğu ve batı olarak ikiye ayrılırdı. Göktanrı inancına göre Güneş’in doğduğu yer olan doğu kutsal sayılır ve hakan tarafından yönetilirdi. Güneş’in battığı yer olan batı ise ikinci derecede kutsal yerdi ve hakanın kardeşi yabgu tarafından yönetilirdi. 

            ORDU

            Türk ordusunun özellikleri:

            1-Ücretsiz

            2-Daimi

            3-Gönüllü

            4-Atlı

            TURAN TAKTİĞİ

            Bütün dünya Türklerinin bir bayrak altında toplanacağı hayal devlete Turan Devleti adı verilir.

            Turan taktiğinde ordu üçe ayrılır. Sağ kol, sol kol ve merkez. Savaş sırasında merkez önce ileriye, sonra geriye çekilir (sahte çekiliş-sahte ricat) sağ ve sol kollar hilal biçimini alarak düşmanı kuşatır. Bazen de dolunay yapılarak düşman çember altına alınır. Bütün Türk savaşları hatta Büyük Taarruz bile turan taktiği ile yapılmıştır. Turan taktiğinin diğer bir adı da kurt kapanıdır. 

            DİN VE İNANIŞ

            1-Şamanizm (Putperest bir dindir. Bir totem ve etrafında dönen şamandan (kamdan) oluşan bir dindir. Şaman aynı zamanda kötü ruhları dans ederek kovar ve hastalara şifa verir.)

            2-Göktanrı dini

            3-Tabiat kuvvetlerine inanma

            4-Atalar kültü ( Atalara ait her şeye saygı duyma, özellikle mezarlara saygı duyma)

            5-Hıristiyanlık

            6-Musevilik

            7-Budizm (Çinlilerin Türklere benimsettiği bir dindir. Budizm et yemeyi ve canlı öldürmeyi yasaklıyordu. Bu sebeple Türkler kısa sürede Budizm’den vazgeçtiler.)

            8-İslamiyet 

            DİL VE EDEBİYAT

            Türkler Göktürk  ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır.

            Türklerden kalan en önemli eser Göktürk Kitabeleri (Orhun Yazıtları)’dir. Kitabeler II.Göktürk Devleti hakanlarından Bilge Kağan ve Kültigin ile meşhur aygucı tonyukuk adına dikilmiştir.

            Bilge Kağan ve Kültigin kitabelerini Yollığ Tigin yazmıştır. Bu sebeple Yollığ Tigin bilinen ilk Türk yazarıdır. Tonyukuk kendi kitabesini kendisi yazmıştır.

            İPEK YOLU

            Çin’den başlayıp Orta Asya’yı aşarak Akdeniz’de sona eren ticaret yoludur.

            KÜRK YOLU

            Hazar Denizi’nden başlayarak İpek Yolu’na paralel olarak Çin’e kadar ulaşan ticaret yoludur.

            *Uygurlar minyatür sanatı ile ilgilendiler. Minyatür boyutu olmayan resime verilen isimdir.

            Ayrıca Türkler balbal adı verilen küçük taşlara çok önem vermişlerdir. Balballar mezarların etrafına dikilir ve o kişinin öldürdüğü düşman sayısını gösterirdi.

            *Türkler şehirlerine balık adını vermişlerdir. Ordubalık gibi 

D. TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ÇEVRE KÜLTÜRLERLE İLİŞKİLERİ

TÜRK-ÇİN İLİŞKİLERİ

            Çin kaynaklarında Türklere ait ilk belge M.Ö. 318 yılında yapılan Kuzey Şansi Savaşı sonunda imzalanan antlaşmadır.     

Hunlar Çinliler üzerine:

            1-İpek Yolu’na hakim olmak için

            2-Türklerin ihtiyacı olan ipek, buğday ve pirinci temin etmek için saldırılar düzenlemişlerdir.

            Çinliler Türklere karşılık:

            1-Çin Seddi’ni inşa ettiler.

            2-Ordularını Türkler gibi kurdular.

            3-Çinli prensesleri Türk hakanları ile evlendirdiler.

            4-İpek Yolu hakimiyeti için Türkler aleyhine bütün devletlerle birleştiler.

            5-Türklere Budizm’i benimseterek onların savaşçılığını yok etmeye çalıştılar.

            6-Orta Asya Veraset sistemini Türklere benimseterek Türk ülkelerinin parçalanmasını sağladılar. 

            Çin kültürü:

            1-Şehircilik alanında

            2-Tarım alanında

            3-Felsefi alanda Türkleri etkiledi.

            Türk kültürü:

            1-Askeri teşkilatta

            2-Kıyafette

            3-Takvimde

            4-Göktanrı inancıyla Çinlileri etkiledi.  

            TÜRK-MOĞOL İLİŞKİLERİ

            Uygurlar Moğolların devlet memurlarıydı. Bu sebeple Moğollar Türk sanılmaktadır.

            Uygurlar Moğolları:

            1-Tarımda

            2-Yazıda

            3-Hukukta

            4-Devlet teşkilatlanmasında

            5-Orduda etkilemişlerdir.

            TÜRK-ARAP İLİŞKİLERİ

            Hz.Osman zamanında başlayan İslam saldırıları Orta Asya’ya gelmeye başladı. Bu orduları Türgişler durdurarak Orta Asya’nın Araplaşmasını engellemişlerdir.

            Emeviler döneminde Türkler Müslüman olamadılar. Çünkü Emeviler kendilerinden olmayan halklara iyi davranmıyorlardı.

            Abbasiler Emevilerin bu siyasetini uygulamadılar ve Arap olmayanlara iyi davranmaya başladılar. Bu sebeple Abbasiler döneminde Türkler Müslüman oldular.

            750 Talas Savaşı’nda Araplar Çinliler ile savaşırken Karluk Türkleri Araplara yardım ettiler. Karluklar ilk Müslüman Türk boyu oldular. 

            TÜRK-İRAN İLİŞKİLERİ

            İstemi Yabgu, İpek Yolu için Akhunlara karşı Sasaniler (İran) ile anlaştılar. İpek Yolu’nun büyük bir kısmı Sasanilerin eline geçince İstemi Yabgu bu sefer Bizans ile anlaştı ve İpek Yolu Türklerin kontrolüne geçti. 642 yılında Sasaniler yıkılınca Türklere İran , Irak ve Anadolu’nun yolları açıldı.

 

IV. ÜNİTE: İSLAM TARİHİ VE UYGARLIĞI

(13. YÜZYILA KADAR)

HİCAZ BÖLGESİ 

İklim, toprak yapısı ve madenler bakımından Arabistan’ın en fakir bölgesidir.Ancak İslam’ın iki kutsal şehri Mekke ve Medine, Hicaz bölgesindedir.  

MEKKE

Hz.İbrahim’in Kabe’yi inşası, oğlu Hz.İsmail ile ilgili kurban hadisesi, zemzem kuyusu , Hacerülesved taşı Mekke’nin kutsallarıdır.

BİZANS İMPARATORLUĞU

Roma İmparatorluğu’nun 395’te ikiye ayrılmasından sonra merkezi İstanbul olan doğu kısmına Bizans adı verilir. Bizans’ın gerçek ismi Doğu Roma İmparatorluğu’dur. Bizans 1453’te Fatih Sultan Mehmet tarafından yıkılmıştır.

DİN:

Bizans’ın dini 3 esasa dayanır:

1-Antik Yunan düşüncesi

2-Helenizm ( Büyük İskender’in doğu ve batı kültürlerini karıştırarak ortaya çıkardığı arabesk kültür)

3-IV.yy.da resmi devlet dini olan Hıristiyanlığın Ortodoks mezhebi 

SASANİ İMPARATORLUĞU

Sasaniler, İran’da 226’da kuruldular. İslam ordularının saldırıları sonucu yıkıldılar.

DİN:

Sasanilerin dini Zerdüştlüktür. Kutsal kitaplarının ismi Avesta’dır. Avesta, Zerdüşt’ün Gotha adı verilen vecizelerinden oluşur. Zerdüştlükte iyilik tanrısı Ahuramazda (Hürmüz), kötülük tanrısı Ehrimen ile sürekli savaşır. Sonuçta Ahuramazda hep galip çıkar.  

HİNDİSTAN 

M.Ö. 1200’lerde Hindistan’a gelen Ariler sosyal yapıda büyük değişikliğe sebep oldular. Kast sitemini ortaya çıkardılar. Bu sistemde halk:

1-Brahmanlar (Din adamları)

2-Kşatriyalar ( İdari ve askeri gücü elinde tutan halk)

3-Vaysiyalar ( Ticaret ve tarımı elinde tutan halk)

4-Südralar ( Köleler) olmak üzere dörde ayrılırdı.

            Kast sistemi Hindistan’ı perişan hale getirmiştir. Dört bölüme ayrılan halk birbirinden ayrı yaşamıştır. Kast sistemi Budizm’in doğmasına sebep olmuştur.

DİN:

Hindistan’da

1-Hinduizm

2-Budizm dinleri yaygın olarak kullanılır.

Hinduizm Veda adı verilen dört kitaptan oluşur. Budizm, Buda’nın temel felsefesini anlatır. Bu felsefeye göre hiçbir canlı diğer bir canlıya zarar veremez. Bu sebeple Budistler et yemezler.

Hindistan’da beyaz inek Hindular tarafından kutsal sayılır. Müslümanlarla Hindular arasında kurban bayramında her zaman problem çıkar.

ÇİN

Dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip olan Çin, en eski medeniyetlerden biridir. Toplum, geleneklerine sıkı sıkı bağlıdır.

DİN:

1-Taoizm: Lao Tzu, bu dinin kurucusudur. Tao, Çin’e göre Allah demektir. Taocular, insanın iç huzurunun olmasına büyük önem vermişlerdir.

2-Budizm

3-Konfüçyüsçülük: Ünlü filozof Konfüçyüs, devlet, siyaset, ahlak, sosyal meselelerle ilgili önemli gelenekler ortaya koymuştur.

4-Çin, günümüzde ateist akımın etkisindedir.

JAPONYA

Büyük Okyanus’ta adalardan oluşan Japonya’da halk geleneklerine sıkı sıkı bağlıdır.

Japonlar Şinto dinine bağlıdırlar. Şintoizm’de güneşe ve Fuji Yama yanardağına tapınılır. Güneş doğarken ve batarken ibadet ederler. 

ORTA ASYA 

Orta Asya’da yaşayan Türkler şu dinlere inanmışlardır:

1-Gök Tanrı Dini

2-Atalar kültü ( Atalara ait olan eşyalara, fikirlere saygı duymak)

3-Şamanizm (Bir totem ve bir büyücüden (şaman) oluşan dini sistem. Şaman totemin etrafında dans ederek kötü ruhları kovar. Şaman aynı zamanda doktordur.)

4-Budizm

5-Maniheizm

6-Yahudilik

7-Hıristiyanlık

8-İslamiyet ( Türkler 10. yüzyıldan itibaren Müslüman olmuşlardır.) 

B. İSLAMİYET’İN DOĞUŞU VE YAYILIŞI

HZ. MUHAMMED’İN HAYATI-HZ. MUHAMMED’İN DOĞUMU: 

Fil Olayı’ndan 50-55 gün sonra Rebiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi ( Miladi 20 Nisan 571) doğmuştur.

Babası o doğmadan vefat ettiği için bakımını dedesi Abdülmuttalib üstlenmiştir. Hz.Muhammed, Halime adında bir süt anneye verilmiştir. Bunun sebebi:

1-Bedevilerin yaşadığı vahaların serin olması

2-Vahalarda yaşayan bedevilerin güzel Arapça konuşmaları 

Hz.Muhammed’in süt kardeşinin ismi Şeyma’dır

Hz.Muhammed, 6 yaşında iken annesine teslim edildi. Aynı sene annesi vefat etti. Bunun üzerine peygamberimiz dedesi Abdülmuttalib ile kalmaya başladı. Ancak 8 yaşında iken dedesi vefat etti. Bunun üzerine amcası Ebu Talib onu yanına aldı. 

HZ.MUHAMMED’İN GENÇLİĞİ 

Hz. Muhammed gençliğinde Muhammedü’l-Emin (Güvenilir Muhammed) adı ile anılırdı. Bu unvan ona hiç yalan söylemediği için verilmişti.

Muhammedül-Emin 25 yaşında iken 40 yaşındaki Hz.Hatice ile evlendi.

Hz.Hatice, peygamberimizin ilk eşi, çocuklarının annesi ve ilk Müslümanlardan olması sebebiyle İslam tarihinde özel bir yere sahiptir.

Hz.Muhammed bu dönemde amcası Ebu Talib’i kaybedince, yeğeni Hz.Ali’yi yanına aldı. Ayrıca Hz.Hatice’nin ona hediye ettiği Zeyd b. Harise’yi kölelikten azad ederek evlat edindi.

Hz.Muhammed 35 yaşındayken Kabe’nin tamiri sırasında Hacerü’l-Esved (Kara taş)’in yerine konması için Mekkelilere yardım etti. Peygamber hırkasının içine koyduğu taşı kabile temsilcilerine taşıttı. Bu durum onun saygınlığını daha da arttırmıştır. 

PEYGAMBER OLUŞU

            Hz.Muhammed, putperest değildi. Hanifliği benimsemiştir. Tevhid inancına ( Tek bir Allah) bağlıydı.

40 yaşına geldiği zaman Nur dağındaki Hira mağarasında uzlete çekilmeye başladı.

Ramazan ayının 27. Pazartesi gecesi Hiira’da Cebrail’den ilk vahyi aldı. Cebarail ona: Oku, demişti. Oku, yaratan Rabbinin adıyla oku...

Bu olayı ilk önce eşi Hz.Hatice’ye anlattı ve ona inanan Hz. Hatice, ilk Müslüman oldu.

İLK MÜSLÜMANLAR 

1-Hz.Hatice

2-Hz.Ali

3-Zeyd b. Harise

4-Hz.Ebubekir

( Bu dört kişi hayattayken cennetle müjdelenmişlerdir.)

 İLK HİCRET 

İlk Hicret 617 yılında Habeşistan’a yapılmıştır.  

HİCRET

            Hicret, Hz.Muhammed’in 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etmesidir.

Medine’ye yerleşen Peygamberimiz Mekkeliler ile Medineliler arasında Muahat ( Kardeşlik) anlaşmasını yaptı.

Mekkelilere Muhacir ( Göçmen), Medinelilere Ensar ( Yardım edenler) adı verildi.

Hicret İslam tarihinin başlangıcıdır.

Hicret ile İslam devleti kurulmuştur.

Hz.Muhammed yeni kurulan İslam devletinin ilk başkanı olmuştur.

            HZ. MUHAMMED’İN ÖNEMLİ SAVAŞLARI

BEDİR SAVAŞI

Tarih: 624

Taraflar: Mekkeli müşrikler X Medineli Müslümanlar

Sebep: Müslümanlar Mekke’den göç ederken bütün mallarını bırakmışlardı. Bunlara karşılık Mekke kervanını vurmaya karar verdiler.

Sonuç: 1-Zafer Müslümanların oldu. 2-Esirler 10 Müslüman çocuğa okuma yazma öğretirlerse serbest kalacaklardı.

Önemi: 1-Mekke ile Medinelilerin ilk savaşıdır. 2-Savaşın diğer bir ismi de Akrabalar savaşıdır. 3- Savaş sonunda Hz. Muhammed’in esirler ile ilgili aldığı karar eğitime ne kadar önem verdiğini göstermektedir. 

UHUD SAVAŞI

Tarih: 625

Taraflar: Mekkeli müşrikler X Medineli Müslümanlar

Sebep: Mekkeliler Bedir Savaşı’nın öcünü almak istediler.

Sonuç: 1-Hz. Muhammed yaralandı. 2-Hz. Hamza şehit oldu.

Önemi: Müslümanlar peygamberin sözünün dinlememenin cezasını ilk kez çektiler. 

HENDEK SAVAŞI

Tarih: 627

Taraflar: Mekkeli müşrikler X Medineli Müslümanlar

Sebep: Mekkeliler İslamiyet’in yayılmasını istemiyorlardı.

Sonuç: Selman-ı Farisi adlı bir İranlının tavsiyesi ile Medine’nin etrafında hendekler kazıldığı için Mekkeliler geri dönmek zorunda kaldılar.

Önemi: Hendek Savaşı, Mekkelilerin Müslümanların üzerine yaptığı son saldırı oldu. Bundan sonra Mekkeliler savunmaya çekildiler. 

HUDEYBİYE ANTLAŞMASI

Tarih: 628

Taraflar: Mekkeli müşrikler X Medineli Müslümanlar

Önemli maddeleri: 1-Her iki taraf birbiri ile 10 yıl savaşmayacak. 2-Müslüman olup Medine’ye giden kişiler Medine’ye alınmayacak, Medine’den Mekke’ye gelenler ise geri verilmeyecek. ( Bu madde daha sonra kaldırılmıştır. Çünkü Medine’ye alınmayan  Müslümanlar Mekke’ye dönmediler ve Mekke ile Medine arasında kalıp Mekke kervanlarını vurmaya başladılar.)

Önemi: Mekkeliler Müslümanların varlığını kabul etmişlerdir. 

HAYBER’İN FETHİ

Tarih: 629

Taraflar: Müslümanlar X Yahudiler

Sebep: Yahudiler, Mekkeliler ile birleşip Müslümanlara zarar veriyorlardı.

Sonuç: Medine-Şam yolu güvenlik altına alındı. 

MEKKE’NİN FETHİ

Tarih: 630

Taraflar: Mekkeliler X Müslümanlar

Sebep: Mekkeliler Müslümanlara karşı kuvvet toplamaya başlamışlardı.

Sonuç: 1-Hz.Muhammed, Kabe’yi ziyaret ederek putları kırmıştır. 2-Bütün Mekkeliler İslamiyet’i kabul ettiler. 3-Mekke’nin fethi bütün Arabistan’ın fethini sağlayan önemli bir başlangıç oldu. 4-Mekke’nin fethi ile İslam Devleti kuruldu. 

HZ. MUHAMMED’İN VEFATI

Hz.Muhammed, son seferi olan Tebük seferinden dönüşte hastalandı. İmamlığı Hz.Ebubekir’e bıraktı ve 8 Haziran 632’de vefat etti.

Hz.Muhammed, vefat ettiği odaya gömüldü.

Hz.Muhammed’in mezarına Ravza- Mutahhara  (Cennet bahçesi) adı verilir.

( Peygamberin mezarı Medine şehrindedir.)

            DÖRT HALİFE DEVRİ ( HULEFA-YI RAŞİDİN DEVRİ)

            Halife: Hz. Muhammed’in peygamberlik görevi hariç devlet başkanlığı görevini yerine getiren İslam Devleti’nin başkanı demektir.

Dört Halife sırasiyle:

1-Hz. Ebubekir

2-Hz.Ömer

3-Hz. Osman

4-Hz.Ali’dir. 

*Halifeler Kureyş kabilesine mensupturlar  ve seçimle iş başına gelmişlerdir.

            HZ. EBUBEKİR DEVRİ

KURAN-I KERİM’İN KİTAP HALİNE GETİRİLMESİ (MUSAF HALİNE GETİRİLMESİ) 

Hz.Muhammed’e Cebrail tarafından vahyedilen Kuran ayetleri vahiy katipleri tarafından ceylan derilerine, tahta, kemik, hurma yaprakları ve ince beyaz taşlara yazılırdı. Ayrıca hafızlar tarafından da ezberlenirdi.

Yalancı peygamberler ile yapılan savaşlarda pek çok hafızın şehit olması üzerine Hz.Ömer Kuran’ın kitap haline getirilmesini istedi. Hz.Ebubekir bu işi, Zeyd b. Sabit başkanlığında bir heyete verdi.

Bu heyet ayetleri Hz. Muhammed’in okuduğu sıraya göre düzenledi.

Kitap Hz.Ebubekir’e teslim edildi. Böylece Kuran, günümüze kadar hiçbir kelimesi bozulmadan gelebilmiştir.

HZ. ÖMER’İN DEVRİ 

*Hz.Ömer zamanında İran, Irak, Suriye, Filistin, Kudüs, Azerbaycan, Horasan ve Mısır fethedildi.

*Hz.Ömer İslam devletinin teşkilatlanmasını sağlamıştır.

HZ. OSMAN DEVRİ 

*Kendi ailesinden olanları devlet memurluklarına getirdiği için İslam’da ilk ayrılık hareketlerini başlatmıştır.

*Hz.Osman zamanında Muaviye tarafından ilk İslam donanması kuruldu. Donanmanın ilk hedefi Kıbrıs adası olmuştur.

HZ. OSMAN’IN YAPTIĞI EN ÖNEMLİ İŞ

            Hz.Osman’ın yaptığı en önemli iş Kuran-ı Kerim’in çoğaltılmasıdır. Onun emriyle Kuran, Kureyş lehçesi ile yazılmıştır. Çoğaltılan Kuran nüshaları Mekke, Basra, Kufe, Şam ve Mısır’a gönderildi. 6. Nüsha Medine’de kaldı. Böylece Kuran’ın yanlış okunması önlenmiş oldu. 

HZ. ALİ DEVRİ

CEM   EL VAKASI ( DEVE OLAYI)

            Tarih: 656

Taraflar: Talha, Zübeyr, Hz.Ayşe X Hz.Ali

Sebep: Hz.Ayşe, Hz.Osman’ın katillerinin kısa sürede bulunup cezalandırılmasını istiyor, Hz. Ali ise bu işi zamana bırakıyordu.

Sonuç: Talha ve Zübeyr şehit oldu. Hz.Ayşe sürgüne yollandı. 

SIFFİN SAVAŞI

            Tarih: 657

Taraflar: Muaviye X Hz.Ali

Sebep: Muaviye Hz. Ali’nin halifeliğini kabul etmiyor ve Hz.Osman’ın katillerinin bulunmasını istiyordu.

Sonuç: Hz.Ali savaşı kazanmışken, Muaviye’nin askerleri mızraklarının uçlarına Kuran sayfaları taktı. Hz.Ali’nin askerleri Kuran’a karşı savaşmayınca Hakemlere gidildi.

 HAKEM  OLAYI 

Tarih: 657

Taraflar: Hz.Ali’ni hakemi (Eşari) – Muaviye’nin hakemi ( Amr b. As)

Sebep: Sıffin Savaşı sonunda Hz.Ali’nin mi yoksa Muaviye’nin mi halife olacağını kararlaştırmak için hakemler bir araya geldi.

Sonuç: Hakemler yeni bir halifenin seçilmesine karar verdiler. Ancak Muaviye’nin hakemi Amr b. As, Muaviye’nin halife olduğunu hileli bir yolla ilan etti.

Önemi: Hakem Olayı sonucunda İslam dünyası üçe ayrıldı: 1-Hz.Ali yanlıları

2-Muaviye yanlıları 3-İkisini de kabul etmeyen Hariciler

            EMEVİLER

 Kuruluş Tarihi : 661

Yıkılış Tarihi: 750

Kurucusu: Muaviye

Başkenti: Şam

            EMEVİLERİN İSLAM DÜNYASINDA YAPTIKLARI YENİLİKLER 

1-Hilafeti saltanat haline getirdiler.

2-Arap olmayanlara ( Mevali) kötü davranarak Arap ırkçılığını başlattılar.

3-İslam Devleti’nin gerçek anlamda kurulmasını sağladılar.

4-İslam Devleti en geniş sınırlarına Emeviler döneminde ulaşmıştır.

            TÜRKLER EMEVİLER DÖNEMİNDE NİÇİN MÜSLÜMAN OLMADILAR? 

Çünkü Emeviler Arap olmayanların Müslüman olmalarını kabul etmiyorlardı. Bu sebeple de Mevaliye çok kötü davranıyorlardı.

KERBELA OLAYI 

Tarih: 10 Muharrem 680 = 10 Ekim 680

Taraflar: Emevi halifesi Yezid’in adamları X Hz. Hüseyin

Sebep: Yezid’in halifeliği Hz.Hüseyin’e bırakmak istememesi

Sonuç:1- Hz.Hüseyin ve yanındakiler Yezid’in adamları tarafından şehit edildi. 2-Müslümanlar arasındaki ayrılıklar daha da arttı. 3-Hz.Muhammed’in torununun öldürülmesi Emevi düşmanlığını artırdı. 4-İslam dünyası bu olaydan sonra Sünniler ve Şiiler olarak ikiye ayrıldılar. Hz.Ali taraftarları Şiiliği benimsediler. 

ABBASİLER

Kuruluş Tarihi: 750

Kurucusu: Ebu’l-Abbas Abdullah (Unvanı: Es-Saffah: Kan dökücü)

Başkenti: Bağdat

Yıkılış Tarihi: 1258

            ABBASİLER DÖNEMİNDE TÜRKLERİN HİZMETLERİ

Abbasiler Mevali’yi Araplar ile eşit tuttular. Bu sebeple Türkler Abbasiler döneminde kitleler halinde Müslüman oldular.

Abbasiler ordularında görev alan Türkler için Samerra şehrini kurdular.

ENDÜLÜS (İSPANYA) EMEVİ DEVLETİ

Kuruluş tarihi: 756

Kurucusu: Abdurrahman

Başkenti: Kurtuba

Yıkılış Tarihi:1031 

Endülüs Emevi Devleti’nin parçalanması ile Beni Ahmer Devleti kuruldu. 1492’de bu devlet de yıkıldı.

Avrupa’da 1492’de İslam hakimiyeti sona erince İspanyollar Endülüs’ü harabeye çevirdiler. Büyük ölçüde katliam yaptılar. Camileri ve sanat eserlerini yıktılar. II.Bayezid Oruç ve Hızır reisleri İspanya’daki Müslümanların yardımına gönderdi. Müslümanlar Kuzey Afrika’ya, Yahudiler İstanbul, Selanik ve İzmir’e yerleştirildiler.

İSLAMİ İLİMLER

            TEFSİR: Tefsir, Kuran’ın yorumlanmasıdır. Tefsir yapana müfessir denilir. Ünlü müfessirler Zemahşeri, Muhiddin Arabi ve Taberi’dir.

            HADİS: Peygamberimizin söz ve hareketlerine denir. Hadis yazanlara muhaddis adı verilir. Hadis kitaplarından özellikle 6 tanesi Müslüman alimler tarafından rağbet görmüş ve bunlara Kütüb-i Sitte adı verilmiştir. Buhari ve Müslim en ünlü hadis bilginlerindendir.

            FIKIH: İslam hukukuna fıkıh adı verilir. Fıkıh alimlerine fukaha, verdikleri kararlara fetva adı verilir. Ebu Hanife, İmam Malik, İmam Şafii ve Ahmed b. Hanbel  dört büyük fıkıh alimidir. 

KELAM: İslam ilahiyatına kelam denir. Allah’ın sıfatlarını, peygamberlik, insanın dindeki yeri ve anlamını, ahiret ile ilgili konuları ele alır. Gazali, en önemli kelam alimidir. 

V. ÜNİTE: TÜRK DÜNYASI-I

(10.-13. YÜZYILLAR)

 

TÜRKLERİN MÜSLÜMAN OLMALARI

Türkler 750 yılında Müslümanlar ile Çinliler arasında yapılan Talas Savaşı sonunda Müslüman oldular.

İlk Müslüman olan Türkler, Karluk, Yağma ve Çiğil boylarıdır.

10.yüzyılda Oğuzlar Müslüman olmaya başladılar.

İlk Müslüman kavim, İtil (Volga) Bulgarları, İlk Müslüman Türk devleti Karahanlılar, İlk Müslüman Türk İmparatorluğu Büyük Selçuklulardır.

ESKİ TÜRK İNANIŞI İLE İSLAMİYET’İN BENZER YÖNLERİ

1-Türklerdeki Göktanrı inancı ile Müslümanlardaki tek tanrı inancının benzer olmaları

2-Türkler Müslümanlar gibi Tanrıya kurban keserlerdi.

3-Türk ahlak anlayışı ile İslam kuralları benziyordu.

4-Türklerdeki ahiret inancı, cennet-cehennem kavramları Müslümanlar ile benzeşiyordu.

5-Türklerdeki cihan hakimiyeti düşüncesi Müslümanlardaki cihat kavramı ile benzeşiyordu.

6-Göktanrı inancında din adamları halktan üstün değildi. İslam’daki imamlar da ayrıcalıklı bir sınıf oluşturmuyordu.

7-Türkler temizliğe önem verirlerdi. İslamiyet’te de temizlik imandan geliyordu.

8-Türklerdeki ozan ve kamlar, İslam dünyasındaki dervişlere benziyorlardı.

9-Türklerdeki alp kavramı, İslam dünyasındaki eren kavramı ile benzeşiyordu.

10-Türkler diğer dinlere karşı hoşgörüye sahipti. İslamiyet de hoşgörü diniydi.

 

TÜRKLERİN İSLAMİYETE HİZMETLERİ

1-İslam dünyasını Bizans’a karşı korudular.

2-İslam dünyasını Haçlılara karşı korudular.

3-İslamiyeti geniş coğrafyalara yaydılar.

4-Müslüman Türk bilginleri ve sanatçıları çalışmaları ile İslam’a hizmet ettiler.

            B. TÜRK İSLAM DEVLETLERİ

            TULUNOĞULLARI

            Tulunoğlu Ahmet tarafından 868’de Mısır’da kuruldu.

            Tulunoğulları’nın hükümdarları Türk, ordusu Türk, halkı Arap’tı. Bu sebeple 905 yılında Abbasiler tarafından yıkıldılar.

            Tulunoğulları Mısır’da kurulan ilk Türk-İslam devletidir.

            AKŞİTLER (İHŞİDİLER)

            935’te Ferganalı Muhammet tarafından Mısır’da kurulmuştur.

            Akşitler Mısır’da kurulan 2. Türk-İslam devletidir.

            Akşitlerin hükümdarları Türk, ordusu Türk, halkı Arap’tı. Bu sebeple 969’da Fatımiler tarafından yıkıldılar.

            KARAHANLILAR

            840 yılında Karluk ve Çiğil boylarının birleşmesiyle Balasagun’da kuruldu.

            Karahanlılar devleti ikiye bölmüşlerdi. Doğuyu Arslan Kara Han, batıyı Buğra Han yönetiyordu.

            Karahanlı hükümdarı SatuK Buğra İslamiyet’i kabul ederek Abdülkerim adını aldı. Böylece Karahanlılar ilk Müslüman-Türk devleti oldular.

            Karahanlılar doğu ve batı diye ikiye ayrıldı. Doğu Karahanlılara Karahitaylar, Batı Karahanlılara Harzemşahlar son verdi (1212). 

            GAZNELİLER

            963 yılında Alp Tigin tarafından Afganistan’ın Gazne şehrinde kuruldu.

            Gazneli Mahmut en önemli hükümdarlarıdır. Sultan Mahmut ilk kez sultan unvanını alan Türk hükümdardır.

            Sultan Mahmut Hindistan’a 17 sefer düzenledi. Bundaki amacı:

            1-Zengin olan Hindistan’ı yağmalamak

2-Hindistan’da Müslümanlığı yaymaktı.

Gazneli hükümdarı Sultan Mesud’un en büyük hatası Horasan’a gelen yurtsuz Türkmenlere yerleşmeleri için toprak vermesidir. Çünkü bu Türkmenler Dandanakan Savaşı ile Gaznelileri yenmişler ve Gazne topraklarının tamamına yerleşmişlerdir. Buna rağmen Gazneliler yaşamaya devam ettiler ve 1187’de Gurlular tarafından yıkıldılar.

 BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ

Büyük Selçuklu Devleti’ni Oğuzlar kurmuşlardır.

Büyük Selçukluları 1040 Dandanakan Savaşı’ndan sonra Selçuk Bey tarafından kurulmuştur.

Selçuk Bey, Cent şehrine yerleşti. Cent şehrinde İslamiyet’i kabul etti.

 DANDANAKAN SAVAŞI

Tarih: 1040

Taraflar: Oğuzlar X Gazneliler

Sebep: Oğuzların Gazne topraklarına yayılmak istemesi.

Sonuç: 1-Gazneliler yıkılma sürecine girdi. 2-Büyük Selçuklu Devleti kuruldu. 

MALAZGİRT MEYDAN MUHAREBESİ

Tarih: 1071

Taraflar: Selçuklular X Bizans

Sebep: Bizans, Türklerin Anadolu’da yayılmasını istemiyordu.

Sonuç: Anadolu’nun kapıları Türklere açıldı. 

*Selçukluların en önemli hükümdarları Alparslan ve Melikşah’tır.

Melikşah döneminde Hasan Sabbah, Haşşaşiler adlı bir tarikat kurdu. Bu tarikatın adamları önemli suikastler yaptılar.Vezir Nizamülmülk’ü öldürdüler. Nizamülmülk ölünce Selçuklular yıkılma sürecine girdiler.

            Selçuklu toprakları üzerinde bir çok devlet kuruldu. Bunlar:

            1-Irak ve Horasan Selçukluları

            2-Suriye Selçukluları

            3-Kirman Selçukluları

            4-Anadolu Selçukluları

            5-Atabeylikler 

HARZEMŞAHLAR

1097’de Anuş Tigin tarafından Aral Gölü’nün yakınındaki Harzem bölgesinde kuruldu.

Celaleddin Harzemşah Anadolu’ya gelen Moğol öncü kuvvetlerini yenmişti. Bu sebeple Moğollara karşı birleşmek isteyen Selçuklularla anlaşmadı. Hatta Selçuklularla Yassıçimen Savaşı’nı yaptı. Bu savaş sonunda Harzemşahlar yıkıldı, Selçuklular yıkılma sürecine girdi ve Moğollar Anadolu’yu işgal etti.

EYYUBİLER

Kuruluş tarihi: 1174

Yıkılış tarihi: 1250

Kurucusu: Selahattin Eyyubi

Başkenti:  Kahire 

HITTİN SAVAŞI

Tarih: 1187

Taraflar: Eyyubiler X Haçlılar

Sebep: Eyyubi kralı Selahattin Eyyubi’nin Kudüs’ü Haçlılardan almak istemesi

Sonuç: Kudüs Müslümanların eline geçti.

Önemi: Hıttin Savaşı 3. Haçlı seferinin düzenlenmesine sebep olmuştur. 

MEMLUKLER

Kuruluş tarihi: 1250

Yıkılış tarihi: 1517

Kurucusu: Aybek

Başkenti:  Kahire

Memlukler (Kölemenler) Eyyubi ordusunda ücretli askerlerdi. Bunlar Kıpçak Türklerinden oluşuyordu. Eyyubiler Memlukleri Orta Asya’dan getirtiyor ve Nil nehri üzerindeki Ravza adasında eğitiyorlardı. Bu Türklerden olan Aybek isyan çıkararak Eyyubileri yıktı ve Memlukleri kurdu.

AYN CALUT SAVAŞI

Tarih: 1260

Taraflar: Memlukler X İlhanlılar

Sebep: Moğolların Suriye ve Mısır’ı almak istemesi

Sonuç: İlhanlılar yenildiler ve geri çekilmek zorunda kaldılar.

Önemi: İlk kez Moğol orduları durdurulmuştur.

 Memluklerde saltanat sistemi değişikti. Padişahlık babadan oğula geçmezdi. Padişahlar önemli komutanlar arasından seçilirdi. Bu sebeple Memlukler çok iyi yönetilmişlerdir.

Memlukleri Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim 1516 Mercidabık ve 1517 Ridaniye savaşları sonunda yıkmıştır. Bu savaşların orta adı Mısır seferi olup halifeliğin Osmanlılara geçmesini sağlamıştır.

 C. TÜRK-İSLAM DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE UYGARLIK

HÜKÜMDAR

Türk-İslam hükümdarları genellikle Sultan unvanını kullandılar.

Hükümdarlık sembolleri:

1-Hutbe okutmak

2-Sikke bastırmak

3-Tuğra

4-Nevbet (davul)

5-Sancak

6-Taç

7-Taht

8-Otağ

ÜLKE YÖNETİMİ

            Türk-İslam devletlerinde ülke:

            1-Eyaletlere

2-Sancaklara

3-Kazalara

4-Köylere ayrılırdı. 

Eyaletleri hükümdar soyundan biri yönetiyorsa bu kişilere Melik, hükümdar soyundan olmayan biri yönetiyorsa bu kişilere Şıhne adı verilirdi.

Büyük Selçuklularda hükümdar oğulları olan şehzadeler atabeyleri ile (şehzadelerin erkek öğretmeni) yönetirlerdi.

 ORDU          

Karahanlılar

Karahanlı ordusunun çekirdeğini Karluk ve Çiğil boyları oluşturuyordu.

Karahan ordusu:

1-Hassa ordusu (Hükümdarın ordusu)

2-Saray muhafızları

3-Eyalet askerlerinden oluşuyordu.

Gazneliler

Gazneli ordusu:

1-Gulam askerleri

2-Eyalet askerleri

3-Gönüllüler

4-Ücretli askerlerden oluşuyordu.

Gulam askeri küçük yaşta alınıp eğitilen Hıristiyan askerlerinden oluşuyordu.

 Tulunoğulları ve Akşitler

Bu iki devletin ordularını Kıpçak Türkleri oluşturuyordu. Kıpçaklar savaşçı bir kavimdi ve Nil nehrindeki Ravza adasında eğitim alıyorlardı.

Selçuklular

Selçuklu ordusu:

1-Gulam ordusu

2-Hassa ordusu

3-Eyalet ordusu

4-Sipahiyan

5-Bağlı devletlerin kuvvetlerinden oluşuyordu.

Selçuklularda ikta sistemi vardı. Bu sistemde toprak sahipleri asker yetiştirirlerdi. Bunlara sipahiyan adı verilmiştir.                               

Selçuklular ve diğer Türk devletleri savaş sırasında Turan taktiğini kullanırlardı.

TOPRAK YÖNETİMİ

Türk-İslam devletlerinde toprağın sahibi devlettir. Bu toprağa Miri arazi adı verilir.

 Miri arazi:

1-İkta

2-Has

3-Haraç olmak üzere üçe ayrılırdı.

İkta, devletin topraklarını önemli kişilere ve kahramanlara dağıtmasıdır. Bu kişiler devletten maaş almazlar, topraklarının geliri ile geçinirler ve devlete asker yetiştirirlerdi.

Has, padişaha ve ailesine ait topraklardır. Padişah bu toprakların geliri ile geçinirdi.

Haraç, Selçuklu topraklarında yaşayan gayr-ı müslim halka ait topraklardır.

Selçuklularda padişah çeşitli sosyal kuruluşların devamı için kendi toprağından vakıf arazi ayırırdı. Bu toprağın geliriyle o kuruluşların giderleri karşılanırdı.

Selçuklularda padişah, miri araziden kahramanlara veya istediği kişilere toprak bağışlayabilirdi. Bu topraklara mülk toprak adı verilmiştir.

 HUKUK

İslamiyet’ten önceki Türk devletlerinde töre hakimdi. Töre yazılı olmayan toplum kurallarıdır.

İlk Türk-İslam devletlerinde hukuk ikiye ayrılırdı:

1-Şeri hukuk (Dini hukuk)

2-Örfi hukuk (Töre) 

Bu iki hukuğu da kadılar yönetirdi. Şeri mahkemelerin başında kadıül-kudat (baş kadı), örfi mahkemelerin başında emir-i dadlar vardı. Ayrıca hükümdarların başkanlık ettiği Divan-ı Mezalim adlı bir mahkeme daha vardı. Bu mahkemede devlete karşı ağır suç işleyenler yargılanırdı.

 DİL VE EDEBİYAT

Karahanlılar

Karahanlılar yazıda Uygur alfabesini kullandılar. Türkçe’ye büyük önem verdiler.

Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig adlı eserinde padişahlara yönetim ile ilgili tavsiyelerde bulunmuştur.

Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lugati’t-Türk adlı eserinde Türkçe’nin Arapça’dan daha üstün bir dil olduğunu ispatlamaya çalışmıştır.

Karahanlıların ilk Türk-Müslüman hükümdarı olan Satuk Buğra Han, yazdığı destanda İslamiyet’e nasıl geçtiğini anlatmaktadır.

Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet adlı eserinde İslamiyet’i Türkçe olarak anlatmaya çalışmıştır.

Gazneliler

Gaznelilerde bilim dili Arapça, edebiyat dili Farsça, halkın konuştuğu dil Türkçe idi.

Gaznelilerin en önemli şairi Firdevsi’dir. Şehname adlı eseri yazmıştır. 

Büyük Selçuklular

Büyük Selçuklularda edebiyat ve bilim dili Farsça, halkın konuştuğu dil Türkçe idi.

Bu dönemde Ömer Hayyam ve Nizamülmülk eserler vermişlerdir.

Harzemşahlar

Harzemşahlar çocuklarına Türkçe isimler vermişlerdir. Bu da onların Türkçe’ye verdikleri önemi gösterir.

EKONOMİK HAYAT

Selçukluların başlıca gelirleri şunlardır:

1-Öşür (Müslüman halktan alınan toprak vergisi)

2-Haraç (Gayr-ı müslim halktan alınan toprak vergisi)

3-Cizye (Gayr-ı müslim halktan alınan kafa vergisi)

4-Gümrük geliri

5-Maden geliri

6-Ganimet (Şavaşta elde edilen ganimetin 1/5’i devlete aitti.)

Selçuklularda altın paraya Dinar, gümüş paraya Dirhem adı verilirdi. 

MEŞHUR İSLAM ALİMLERİ 

FARABİ

Ünlü İslam filozofudur. Eserleri Avrupa üniversitelerinde okutulmuştur.

 BİRUNİ

Geometri, astronomi, tarih, felsefe ve fizik dalında eserler vermiştir. ABD Biruni’nin adını Ay’daki kraterlerden birine vermiştir.

İBN-İ SİNA

Avrupalıların Avisenna adını verdikleri İbn-i Sina özellikle tıp alanında eserler  vermiştir. Bilinen 220 kitabı vardır.

Küçük ve büyük kan dolaşımını bulmuş, akıl hastalarını müzik ile tedavi etmiştir.

GAZALİ

Ünlü İslam kelamcısıdır.

ÖMER HAYYAM

Selçukluların ünlü matematikçisi ve şairidir.

Harzemşahlara Takvim-i Celaleddin adıyla bir takvim hazırlamıştır.

SANAT

Türkler hat (güzel yazı) sanatına büyük önem vermişlerdir. Hat eserleri tezhiplerle (süsleme sanatı) süslemişlerdir.

Eski Türkler resim alanında minyatürü kullanmışlardır.

Türklerde heykeltraşçılık çok önemliydi.Orhun Kitabeleri yakınındaki Kültigin heykeli bunun ispatıdır.

MÜZİK

Türkler müzik aleti olarak nevbet (davul) ve kopuzu kullanmışlardır.

MİMARİ

Türkler mimariye kubbe, kemer ve kümbeti kazandırmışlardır.

 VI. ÜNİTE: TÜRK DÜNYASI-II

(13. VE 19.YÜZYIL)

 

MOĞOL İMPARATORLUĞU

Kuruluş tarihi: 1206

Yıkılış tarihi: 1227

Kurucusu: Cengiz Han

Başkenti:  Orta Asya 

Cengiz Han, Çin’i hakimiyetine alan tek hükümdardır.

Cengiz han ölünce topraklarında dört devlet kuruldu:

1-Kubilay Hanlığı

2-İlhanlılar

3-Çağataylılar

4-Altın-Orda Devleti 

Bu devletlerden Kubilay Hanlığı Orta Asya özelliğini kaybedip Çinlileşti. Diğer üç devlet Türklük özelliklerini kazandılar. Çünkü Moğolların devlet memurları Uygurlar’dı. Uygurlar Türkçe’yi ve Türk geleneklerini Moğollara benimsettiler.

Moğollar Orta Asya’da kurulmuş en geniş topraklara sahip devlettir.

Moğollar’da devlet Cengiz Yasası’na göre yönetilirdi.

 B. TİMURLULAR

 

TİMUR DEVLETİ

Kuruluş tarihi: 1369

Yıkılış tarihi: 1507

Kurucusu: Timur

Başkenti:  Belh 

Timur iki büyük hata yaptı:

1-Altın-Orda Devleti’ni yıkarak Rusların güçlenmesine sebep oldu.

2-Ankara Savaşı’nda Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid’i yenerek Anadolu Türk birliğinin parçalanmasına sebep oldu.

Timur zengin Hindistan’ı işgal etti ve yağmaladı.

Timur Devleti’nin üç önemli ismi:

1-Hüseyin Baykara

2-Ali Şir Nevai

3-Uluğ Bey 

C. TİMURLULARDAN SONRAKİ SİYASİ GELİŞMELER

1.KARADENİZ’İN KUZEYİNDEKİ GELİŞMELER

 

 

Reklam
 
 
FACEBOOK
 
Facebook'ta Paylaş
GOOGLE
 
 
Bugün 254 ziyaretçi (405 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=